Limburg an der Lahn

Selamlar..

Geçtiğimiz haftasonlarından birinde birkaç iş için Almanya’ya yolumuz düştü.. Frankfurt ve civarındaydık iki gün.. Dönüş yolunda ise uzuuun zamandan beri aklımda olan, instagram sayesinde öğrendiğim, Rhein nehri yanına konuşlanmış minik bir şehir “Limburg an der Lahn“ı görme fırsatımız oldu.. 

Şimdiye kadar kime söylesem Hollanda’nın Limburg’u sanıyor, dediğim yeri çok da bilmiyor beni pek de ciddiye almıyorlardı.. Hatta döndüğümde haftanın ilk iki günü gittiğim Hollandaca kursumda bir hayli reklamını yaptım bu yerin 🙂 ordakiler de duymamışlardı.. 

Ben, çok da bilinmeyen, bozulmamış, çok meşhur olmamış yerleri görmeyi çooook seviyorum..  İstediğimiz gibi geziyor, istediğimiz noktada durup doya doya fotoğraf çekip Avrupa’nın sessiz sakin yerlerinin tadını çıkarıyoruz. 

Limburg an der Lahn’da görülmesi gereken asıl yer Altstadt yani Old town.. ilk kurulan şehir yani.. bir çok şehirde olduğu gibi..

1200’lü yıllardan kalmış Limburg an der Lahn katedralini görüyoruz ilk olarak.. rengi, yapısı ve şehrin silüetini oluşturmasıyla görkemli ancak içi oldukça sade bir katedral.. bulunduğu yere de Domplatz deniyor.. 

limburg

limburg2.png

Buzzz gibi havanın sakinliğinde yürüyoruz, yokuşlardan iniyoruz.. Sonbaharın iyice yüzünü kışa döndüğü Kasım ayında hala devam eden renk çeşitliliğiyle coşuyoruz.. Yine diyorum ki iyiki bu mevsimde düştü yolumuz iyikiiii… 

Sonrasında ise Almanya’nın eski mimarisine doyuyor gözlerimiz… O ahşap kirişli evler.. dar sokaklar.. Bizdeki Safranbolu evlerinin Alman versiyonu sanki..  Çok çok farklı geliyor bana her gördüğümde.. 

limburg3

limburg9.jpgBu eski şehrin içinde dolaşıyoruz bir süre.. vintage dükkanlara dalıp çıkıyorum.. çikolata evinde bir sıcak çikolata yudumluyoruz içimiz ısınsın diye..

lavanta villasının önündeki bisiklete bayılıyorum bir de 🙂 limburg8-pnglimburg11Mola veriyoruz, turluyoruz, sonradan kurulmuş yeni şehir tarafında yürüyoruz buz gibi havada.. Cumartesi günü olduğundan bir de pazar kuruluydu birkaç sebze meyve, peynir sergileri vardı minik bir alanda..  Rewe marketten aldığımız pişmiş,soyulmuş ve vakumlanmış kestaneyi yiyoruz yürürken ve ben tabi ki Hollanda’da hasret kaldığım Tchibo’ya giriyorum.. Birşey almasam da bakması yetiyor, çok severdim Türkiye’deyken de hep giderdik Cevahirde 🙂 Hollanda’da olmamasına öyle şaşıyorum ki.. 

Ve böylece doyuyoruz Limburg’a.. minik bir yer zaten.. “yakınlarda bir de kale varmış orayı da görelim, hemde eve dönüş yolumuzun üzerindeymiş acaba başka kalelerde var mı? malum Almanya’nın kaleleri meşhur..”diye diye düşüyoruz yine yollara.. 

Limburg’a yakın Runkel Castle/ Burg Runkel.. burgrunkelBakmaya doyamadığımız manzarasına, o dinginliğine ve pek tabi sessiz sakinliğine bayıldığımız minicik bir köyde bir kale..  ve nehrin üzerinde salınan kemerler..

img_3666

Kâh huzurlu kâh düşünceli.. umutlu, hayallerle dolu bir haftasonundan elimizde kalanlardı işte bunlar.. güneşin ışık oyunlarıyla, bazen açıp bazen kapanmasıyla.. renklerin eşsizliğiyle büyülendiğimiz bir haftasonuydu..

daha nice güzellikleri görebilmek dileğiyle..

Sevgiler.. 

 

limburg12.png

Limburg an der Lahn” üzerine 4 yorum

merve için bir cevap yazın Cevabı iptal et