
Ramazan gelmeden yaptığımız kaçamaklardan biriydi.. son gün ancak bu kadar dolu dolu geçebilirdi..
Hollanda’ya yaklaşık 3 buçuk saat mesafede.. Zengin minik ülke.. Luxembourg..
Belçika, Almanya ve Fransa’nın arasında kalmış ama en çok da Fransa’dan etkilenmiş, minicik ama refah seviyesi oldukça yüksek olan bir ülkecik..
Merkezi ve asıl görülmesi gereken yer; Ville de Luxembourg.. yani Luxembourg şehri..
İlk durağımız Le Chemin de la Corniche.. Ville de Luxembourg’a tepeden bakılan, konumun en iyi anlaşılacağı ve tabiki en güzel manzaranın olduğu bölge.. Derince bir vadi içine kurulan tarihi yapının manzarası inanılmaz..



Ville de Luxembourg sanki iki katlı bir şehir.. vadi içindeki tarihi evler ve yapılar.. yokuşların üstünde kalan diğer bölgeler.. Önce manzarayı tepeden izleyip sonra sokakların arasına daldık.. bol yokuşlu Luxembourg, yorucu olsa da çok çok keyifliydi..
Casemates du Bock ise korunma amaçlı yapılmış olan surlar ve bu surların içi.. UNESCO koruması altında olan yerlerden biri.. bol tünelli bol merdivenli daracık savunma alanları.. minik minik pencerlerinden yine büyüleyici Luxembourg manzarası.. ve kemerler Viaduc diğer adıyla Passerelle..


Yokuşlu ama yemyeşil yollardan, kertenkeleler eşliğinde tepeden baktığımız manzaranın içine doğru yol aldık.. Barrio Grund.. nehrin kenarı..



Nehrin diğer tarafına doğru devam eden surları takip ettik.. savaş döneminde hasar görmüş, sadece bir kısmı bu günlere kadar gelebilmiş bu surların içinde gezindik..

Sonrasında Luxembourg sokaklarına daldık.. Almanya, Belçika ve Fransa arasında kalan bu minicik ülkenin bile bambaşka bir mimarisi, havası var.. Bu denli yakın ülkelerdeki farklılıklar, özellikle de mimari ve tabiki dil farkı beni inanılmaz etkiliyor..


Sokak aralarındaki kafelerde kısa molalar verilebilir zira şehrin alt kısmında gezmek oldukça yorucu ve diğer bölgelere göre daha bunatıcı.. tipik bir vadi havası..


Şehrin alt kısmından tekrar yukarı bölüme çıkmak için asansörler var, o kadar gezip yorulduktan sonra en çok buna sevindik 🙂
Yukarı bölümde görülmesi gerekenlerden biri Notre Dame Cathedral.. ve evet Luxembourg’da da var 🙂

Palace of the Grand Dukes, Luxembourg Dük’ünün sarayı..
ve yakınındaki Statue de la Grande Duchesse Charlotte..


Ve giderayak uğrayıp gördüğümüz Luxembourg’un finans bölgesi.. Ah o ihtişam, zenginlik buradan olsa gerek..


Gerçekten de Luxembourg’da kişi başına düşen gelir diğer Avrupa ülkelerine göre ilk sıralarda ve tabiki bu durum şehrin havasına da yansımış..
Luksembourg adı gibi lüksler içinde.. Araba ile gidenlere de ufak bir tüyo, en ucuz benzin orada 🙂
Günübirlik ama dolu dolu geçen, bol fotoğraflı gezimizden notlar bu şekilde..
Hayırlı, huzurlu, tahmin bile etmediğimiz güzellikleri getiren bir Ramazan ayı olsun.. Sevgiler..
tebrikler hepsini okuyorum…aynen devam…
Teşekkür ederim dayıcım..