Uzun bir aradan sonra merhaba!
Blog yazmaya başlarken hiç bu kadar ara verebileceğimi düşünmemiştim.. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ve benim yapılacak tonlarca işim çıktı.. ama çok özledim burayı..
Uzun bir aradan sonra merhaba!
Blog yazmaya başlarken hiç bu kadar ara verebileceğimi düşünmemiştim.. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ve benim yapılacak tonlarca işim çıktı.. ama çok özledim burayı..

27 Nisan..
Hollanda’ya geldiğimizden beri pek bi etkinlikli pek bi hareketli bi tarih oldu bizim için..
Hollanda’nin önemli günlerinden biri.. Kral’ın günü.. yani Kral’ın doğum günü..
Hollanda’nın köyleri..
Hiç tereddütsüz yaşarım.. Tabi onlar beni kabul ederlerse..
Şehirlerden, semtlerden çok daha temiz, çok daha korunmuş yerler.. köyler..
Çok nadiren yabancıları görebileceğiniz, Hollandalıların bile gezmeye görmeye gittiği yerler..
Haftasonu yine köylere vurduk kendimizi.. Doğaya karışmak iyi geldi, hava oldukça serin olsa da.. Montlarla geziyor olsak da..
Selam!
bi süre yazamadım malesef.. mevsim değişimleri pek iyi gelmez bünyeme.. aslında buralar henüz o kadar da ısınmadı.. yine de Hollanda’ya göre ılık günler geçiriyoruz bi de bol yağışlı.. (click)
sanırım biraz kafamı dinlemek istedim.. özellikle sosyal medyadan uzak kalmaya çalışıyorum.. çoğunlukla okuyarak geçiriyorum günlerimi.. bir de tabi işleyerek.. yine düşünceler arasında dolandığım şu günlerde minik mutluluklar katıyorum hayatıma..

Burada bir ayı geride bırakmış olmanın mutluluğu var üzerimde..
Zaman çok hızlı geçiyor olsa da..
Nisan.. Hoşgeldin..

I passed a month here.. in my blog..
time is going so fast.. even so..
Welcome April..
Hani bugün günlerden perşembe ya, geçmişe gidiyoruz filan..
Biraz geçmişe gideyim istedim ben de.. İlk geldiğim zamanlara.. Belki birileriyle duygularımız kesişir yine satırlarda..
Hani Delft.. yazımda minicik hiç de ev gibi olmayan, hayallerimin yanından bile geçmeyen bir yer vermişlerdi bize diye bahsettim ya, ondan sonra ne oldu? ben instagrama koyduğum o manzaralı yere nasıl geldim?
Bahar temizliği..
Sen ne güzel şeysin..

çekmeceler, dolaplar, raflar..
verilecekler, artık giyilmeyenler, boşuna evde yer tutanlar.. eskiyenler, modası geçenler..
(click)
çiçeklenmek demek bloom.. çiçek açmak, tazelenmek..
hani öyle bi an gelirde.. trink trink trink.. yanar tek tek kafandaki ışıklar.. sis bulutu kalkar birden bire.. günlerdir sis bulutunun arkasındaydın ya hani.. uyku hali.. hiç sevmediğim..
işte gitti o bulutlar..
“Mutluluğum.. Çiçek açmış bir ağaçta.. bi cup of kahvede.. bi dilim banana bread’de.. bi halal yemekte.. sert mi sert bi Iraklının “ve aleykum selam rahmetullahi ve berekatuhu” diyişinde.. bi good morning’de.. bi schoolbus’ta.. masmavi bi gökyüzünde.. okyanus ötesinde..
dünyanın bi ucuna boşuna gelmemişim meğer..”
diye yazmıştım 24 şubatta.. San Jose’de sabah yürüyüşünde..
Yaklaşık 15 gündür planlıyorum.. öyle yapıyorum olmuyor.. oraya basıyorum buraya basıyorum.. tema seçiyorum.. karar veremiyorum.. yazıyorum.. siliyorum.. derken.. işte bugün açıldı sayfam.. cup of kahve.. dünyanın bi ucunda geldi ismi aklıma.. ve açılması için bugünden daha güzel bir gün olabilir miydi bilmiyorum..
dünyanın bi ucunda bulduğum ismi bambaşka diyarlarda doldurabilmek dileğiyle.. Sevgiler..
“my happiness.. in a tree with bloom.. in a cup of coffee.. in a piece of banana bread.. in a halal food.. with a stern iraqian who said “Salam”.. in a good morning.. in a school bus.. in a blue sky.. beyond the ocean…
I did not come reasonless to the other end of the world..”
I wrote these sentences on 24 feb. during the morning walk in San Jose..
I have been organizing last 15 days.. I did lots of things.. I learned how to write a blog.. I wrote.. I deleted.. then my webpage is opened today.. cup of kahve.. It means cup of coffee.. kahve is in Turkish because the webpage will be half in English and half in Turkish.. maybe someday in Dutch..
I found the name in the other end of the world.. I hope I can fill it in other lands..
with love..