Merhabalar,
Uzuuun ara verdim yine, elde olmayan sebeplerden bir de booooolll misafirden :))
Türkiye’den döndüğümden beri misafir ağırlıyorum evvet! Günlerim koşturmakla ve leziz yemekler pişirmekle geçti.. ama artık kısa bir mola ve molaya çıkmadan önce neler yaptım şöyle bir yazayım hem de ses vereyim dedim :))
Gezdim.. sonbaharın her tonunu doya doya hafızama kazımak için gezdim, bisikletle sık sık Delft turu yaptım.. dökülen yapraklarla mest oldum.. geçen sene ki gibi “de hoge veluwe” civarlarına mantar avına çıktık bir de :)) “keyiften ölmek” tabirini bu gezi için kullanabilirim :))
Gördüm.. sonbahar renklerini.. kışa hazırlanan doğayı.. artık sabahları buz tutmaya başlayan çimleri.. halloween kabaklarını, şimdilerde ise vitrinlerdeki noel süslerini.. ışıltılarla doluyor heryer.. öyle seviyorum ki..
yedim/içtim.. misafirlerimizi gezdirirken yeniden hollanda atıştırmalıklarının dibine vurduk… haring (salamura balık), poffertjes (minik puf krepçikler), hollandse kaas (çeşit çeşit hollanda peynirleri), sadece kışın yapılan nefisss oliebollen (pudra şekerli lokma), yine sadece kışın sinterklas döneminde olan pepernoten (anasonlu tarçınlı karanfilli yumuşak kurbiyeler) ve kruidnoten (tarçınlı kıtır bisküvi*cikler), stroopwafels (karamelli waffle bisküvi) ve son zamanlarda bana iyi gelen kırmızı çay/ red rooibos tea :))
İzledim.. son zamanlarda favorim Youtube kanalları.. en sevdiğim ise WAY AWAY.. Amerikalı bir çiftin gezi günlükleri.. hatta son videoları Hollanda’da geçiyor, merak edenlere, buraları özleyenlere tavsiyem olsun..
Pişirdim.. soğuk hava yemekleri :)) kıymalı nohut mesela :)) ekşili terbiyeli sulu köfte :)) karnabahar, kereviz..
sabah kahvaltılarına bol kalorili, havalı ismiyle “french toast” bizim söylemle yumurtalı ekmek :)) ohhh misss..
Okudum.. murathan mungan’ın kadından kentler’ini..
İşledim.. hala bitmedi gerçi :)) ömür törpüsü motifim :))
Benden haberler böyle.. sık yazabilmek dileğiyle.. çok sevgiler :))





















