Merhabalar..
Bu haftasonu.. Mayıs bitmeden.. Ramazan gelmeden attık yine kendimizi yollara.. Belçika’ya doğru..
Belçika’da bir fransız köyü.. Durbuy.. adını belki hiç duymadınız ama oldukça turistik bir yer..
Merhabalar..
Bu haftasonu.. Mayıs bitmeden.. Ramazan gelmeden attık yine kendimizi yollara.. Belçika’ya doğru..
Belçika’da bir fransız köyü.. Durbuy.. adını belki hiç duymadınız ama oldukça turistik bir yer..
Uzun bir aradan sonra merhaba!
Blog yazmaya başlarken hiç bu kadar ara verebileceğimi düşünmemiştim.. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ve benim yapılacak tonlarca işim çıktı.. ama çok özledim burayı..
Hani bugün günlerden perşembe ya, geçmişe gidiyoruz filan..
Biraz geçmişe gideyim istedim ben de.. İlk geldiğim zamanlara.. Belki birileriyle duygularımız kesişir yine satırlarda..
Hani Delft.. yazımda minicik hiç de ev gibi olmayan, hayallerimin yanından bile geçmeyen bir yer vermişlerdi bize diye bahsettim ya, ondan sonra ne oldu? ben instagrama koyduğum o manzaralı yere nasıl geldim?
Silikon vadisi.. Silicon Valley..
Teknolojinin, Ar-Ge/R&D’nin, chiplerin havada uçuştuğu yer.. Google, Intel, Apple, Microsoft’un çıkış yerleri..
ve silikon vadisinde bir yer.. San Jose..

“Mutluluğum.. Çiçek açmış bir ağaçta.. bi cup of kahvede.. bi dilim banana bread’de.. bi halal yemekte.. sert mi sert bi Iraklının “ve aleykum selam rahmetullahi ve berekatuhu” diyişinde.. bi good morning’de.. bi schoolbus’ta.. masmavi bi gökyüzünde.. okyanus ötesinde..
dünyanın bi ucuna boşuna gelmemişim meğer..”
diye yazmıştım 24 şubatta.. San Jose’de sabah yürüyüşünde..
Yaklaşık 15 gündür planlıyorum.. öyle yapıyorum olmuyor.. oraya basıyorum buraya basıyorum.. tema seçiyorum.. karar veremiyorum.. yazıyorum.. siliyorum.. derken.. işte bugün açıldı sayfam.. cup of kahve.. dünyanın bi ucunda geldi ismi aklıma.. ve açılması için bugünden daha güzel bir gün olabilir miydi bilmiyorum..
dünyanın bi ucunda bulduğum ismi bambaşka diyarlarda doldurabilmek dileğiyle.. Sevgiler..
“my happiness.. in a tree with bloom.. in a cup of coffee.. in a piece of banana bread.. in a halal food.. with a stern iraqian who said “Salam”.. in a good morning.. in a school bus.. in a blue sky.. beyond the ocean…
I did not come reasonless to the other end of the world..”
I wrote these sentences on 24 feb. during the morning walk in San Jose..
I have been organizing last 15 days.. I did lots of things.. I learned how to write a blog.. I wrote.. I deleted.. then my webpage is opened today.. cup of kahve.. It means cup of coffee.. kahve is in Turkish because the webpage will be half in English and half in Turkish.. maybe someday in Dutch..
I found the name in the other end of the world.. I hope I can fill it in other lands..
with love..
Neler saklı sende.. Neler yaşandı.. Ben bile öyle çok şey yaşadım ki..
Delft.. Benim anılarım.. benim hayallerim.. kahkahalarım.. gözyaşlarım..
Hah! Bi sen eksiktin blog yazmayan dediğinizi duydum bile 🙂 Ayyy iki ülke gördün başımıza traveller kesildin, biraz sunum yaptın kendini home decorcu sandın diyebilirsiniz.. Eee eline her fotoğraf makinesini alan da bi zamanlar blogger olmadı mı canım? Bence hiiiç uzatmayalım kim ne yapmak istiyosa yapsın.. yazsın, çizsin, okusun, paylaşsın yeter ki boş durmasın.. Yeter ki boş boş durup da kafayı yemesin.. Birbirine sarmasın..
Ben niçin başladım peki? Aslında çoook uzun zaman öncelerden başladım sosyal medyaya facebook ile, daha oralar dutluktu, annelerimiz, teyzelerimiz yok efendim dıdısının dıdısı yoktu 🙂 Henüz Kanada’dan yeni gelmiştim (niçin orda olduğumu bi ara anlatıcam), orada yaşadıklarımı, deneyimlerimi benim gibi yurtdışına gitmek isteyip facebook’tan beni bulup soranlara msj olarak anlatmaya başlamıştım.. aslında taaa o zamanlardan gelir blog yazma sevdam. Ama üniversite son sınıftaydım ve bölümüm çok ağır olduğu için yazmaya ayıracak hem zamanım hem de imkanım yoktu.. Yıllar yılları kovaladı, yazma isteğim içimde bi yerlerden beni yine dürtükledi.. O zamanlar da yüksek lisansımın en çileli günleriydi, İTÜ’de.. Çektiklerimi yazmalıydım bu kez.. yaşadığım mobing’i.. içimdeki fizik aşkını nasıl söndürdüklerini..
Velhasıl yine olmadı..
Taa ki evlenip Hollanda’da yaşamaya başladığımdan beri yani yaklaşık 2.5 yıldan beri gerçekten yazmak istiyorum.. buralarda yaşadıklarımı.. sıfırdan başladığımı.. İçimden geldiği gibi, katıksız, bazen özenli bazen özensiz.. Deneyimim yok tecrübem yok.. Yine de okumak isterseniz a cup of kahve‘nizi alıp buyrun efendim bekleriz.. 🙂
Hi there! I’m here!
Hah! I’ve just heard that you said; you were the only person who did not write a blog! You guys can say that “you are not a traveler, you just have seen few countries” or “you are not a decorator, you just have couple of decorations at home” but you know there are lots of people called “photographers and bloggers” just because they have overpriced cameras. Anyway who you are or what you do, just do something you like, makes you happy! Let’s write or draw or read something and let’s share it without any negative thoughts..
Why did I start writing a blog? It all started a long time ago with facebook when there were few people. When I had just came from Canada (I’m gonna write the story why I was there), and I shared my experiences with others. My interest in writing a blog intensified since then. However, I was a senior student at the university and my major was so hard and I did not have any time to write a blog. After many years, I wanted to write again! I was studying master of science in physics at ITU, I had really tough days.. I should have written the “mobing” that I had.. and more..
After all, I could not make it happen.. again..
I really wanted to write since I moved to the Netherlands.. my experiences.. my beginnings.. my endings.. I will write as I like.. sometimes with care.. sometimes not.. I do not have any idea about writing a blog.. If you still want to read my blog, just take a cup of coffee..
you are more than welcome..