Snowy December..

What a magical day :)) first snow of our dutch life :))

I was expecting for a long time but it was a lovely surprise today :)) and we had unforgettable memories :)) I hope that it will continue and we will have a lovely december and a hopeful new year…

with love..

Işıltılı Strasbourg!

Yeniden merhaba, (music)

Buraların tatil olması bloguma yaradı 🙂 hep istediğim gibi 🙂 Strasbourg’dan hemen bahsetmeliydim bu ışıltılı dönem bitmeden.. boool fotoğraflı bir yazı yazmalıydım.. hadi başlayalım o zaman 🙂 

strasbourg

Rhein nehrinin akıp giderken Almanya ile Fransa arasında sınır çizdiği bölgede, Fransa tarafında kalan ama Alman kültüründen de bir hayli etkilenmiş bir şehir Strasbourg.. Normal zamanda belki birkaç görülmesi gereken yer sayabilirim ancak bu dönemde “Capitale de Noël” olarak geçiyormuş Strasbourg.. Yani Noel başkenti.. Belki biraz ihtişamlı katedrali, Fransızların her bölgeyi ünlü yapma sevdası, Noel bayramlarına verdikleri önem Strasbourg’u Noel zamanının başkenti olarak sunmalarında etkili tabi..

strasbourg2.png

Le Marché de Noël de Strasbourg /Strasbourg’un Noel Pazarları

Noel Pazarları Avrupa’da çok sevilen, turist çeken, dönemin sıcaklığını yansıtan aktiviteler.. Strasbourg’un Noel başkenti olması sebebiyle farklı isimlerde farklı konseptlerde şehrin farklı noktalarında birçok Noel pazarı vardı.. En büyüğü ise Cathedrale Notre Dame de Strasbourg (Notre Dame Katedrali) nin hemen önüne kurulmuş olandı..

strasbourg3

Kathedral ise öyle büyük öyle ihtişamlıydı ki.. çevresi, pazarların da kurulmuş olmasıyla epey kalabalıktı.. Son zamanlarda artan terör olayları sebebiyle Kathedral günde sadece 1 saat açıktı ve etrafta sürekli güvenlik görevlileri, polisler ve askerler dolaşıyor malesef..

strasbourg6.png

Noel Pazarlarının en ihtişamlı olanı ise Le marché du Carré d’or adını verdikleri, Place du Temple-Neuf ‘daydı.. ama ne ihtişam, nasıl bir peri masalı..

Oldukça dar birkaç sokaktan oluşan bu bölgeyi başlı başına süslemişlerdi.. 

strasbourg7

strasbourg8

strasbourg9

Evet evet! tüm bu gördüğünüz süslemeler o sokağın dekorlarıydı.. Mağazaların, cafelerin, pastanelerin dekorlarıydı.. Sanki bir eğlence parkındaymışız gibi, izlemeye, bakmaya doyamadık :)) Gündüz ve akşam tekrar tekrar dolaştık.. 

strasbourg13

Le Petite France/Minik Fransa ise Strasbourg’un tarihi evlerinin bulunduğu bölgesi.. Normal dönemde de görülmesi gereken yerlerin başında geliyor..

Kanalların ayırdığı, Alman kültüründen etkilendiği ayan beyan görülen güzel evlerin arasında gezinmeye dalıyoruz bu kez.. Kanalların su seviyesini değiştirip, turistik motorların yükselip geçmesini sağlayan sistemin çalıştığı an’a denk geliyoruz üstelik.. 

strasbourg10

strasbourg11

strasbourg12

Zaten minik birkaç sokak olan Le Petite France hemencik bitiveriyor.. Sonrasında kendimizi şirin dükkanlara atıyoruz ki birkaç anı alabilelim yanımıza 🙂 Strasbourg’un da içinde bulunduğu Fransa’nın bu bölgesine Alsace (Alsas) deniyor aslında.. O yüzden çoğu yerde Alsace ibaresi görüyoruz hediyelik eşyalarda, bir de leylekleri..  Alsace bölgesi, Afrika’dan yaz döneminde göçle gelen leyleklerin durak noktasıymış ve Alsace’lılar leyleklerin iyi şans getirdiğine inanıyorlarmış 🙂 o yüzden bir sürü yerde leylek sembolleri vardı :)) 

strasbourg14

strasbourg15

strasbourg16

strasbourg18

Strasbourg gezimizi kısa notlar ve çokça fotoğraflarla anlatmaya çalıştım, yolu buralara düşenler için belki bir fikir olur diye.. 1 gece-2 günlük bir kaçamaktı bizim için.. çok çok eğlenceli bol neşeli bir geziydi, yetti de arttı bile.. işte buralara kadar da taştı..

Benden şimdilik bu kadar..

sevgiler..

strasbourg17

 

German Castles

Merhabalar,

Buralar Noel tatilinde.. Evde olmanın, heryerlerin kapalı olmasının tadını blogumda zaman geçirerek çıkarmak istedim bende 🙂 

Aslında 2 gündür gezmelerdeydik, Noel dönemi doğmanın:) güzel tarafı mı desem heryer tatil olunca biz de yine düştük yollara.. yakın yerlerden birinde iki gün de olsa zaman geçirmekti niyetimiz.. Kendimize bir yer seçtik haritadan! Bu kez Fransa’ya mı geçsek dedik ve Strasbourg’u hedef belirledik 🙂 Yol üzerinde de görülmesi gereken yerleri araştırdığımızda Alman Kaleleri listemizdeki iki kalenin rotamıza yakın olduğunu gördük 🙂 Cuma sabahtan düştük yollara böylece.. 

Evet Almanya’nın görkemli, gizemli, masalsı kaleleri meşhur.. En bilinenler bize biraz uzak tarafta kalıyor malesef, ama en yakın zamanda şu meşhur olanları da görmek niyetimiz 🙂

eltz

Cuma günü Strasbourg’a giderken ilk durağımız 12. yüzyıldan bugünümüze kalan Eltz Castle (Burg Eltz) oldu..  Bu tarz kaleler genellikle kuş uçmaz kervan geçmez yerlerde kalıyor malesef.. bir tura dahil değilseniz ve bizim gibi aklınız estiğinde gitmek isterseniz gps kullanıp, araç ile gitmek gerekiyor.. 

Eltz Castle’a vardığımızda, araç park bölümünde birkaç arabayı görünce rahatladık aslında, bizim gibi gelenler de varmış diye 🙂 15dakikalık bir patikadan, çamların, kuru dalların arasından, Rhein nehrinin dallanıp ayrılmış ve Eltz civarına kadar gelmiş su kollarınn şırıltısı eşliğinde yürüyerek kaleye vardık.. Patikanın son virajını döndüğümüzde karşımıza aniden çıktı büyüleyici kale.. inşaa edildiği zamanın havasını seriverdi önümüze..

eltz2

Eltz Castle, Nisan-Ekim ayları arasında ziyarete açık olduğundan içerisini göremedik malesef, ama bir süre çevresinde dolaşmak, ortamın sessizliğinde manzaranın tadını çıkarmak yetti de arttı bize..

cochem

Sonrasında yine yollara düştük, bu kez Rhein nehri kıyısında minik Cochem şehrini ve Cochem Castle‘ı görebilmek için.. 

Kaleleri araştırırken karşımıza çıkmıştı Cochem aslında.. Artık bilmediğim şehir duyunca ilk araştırıp fotoğraflarına baktığım yer Instagram oluyor benim.. en güncel en güzel fotoğrafları bulabiliyorsunuz, bu sayede birçok yeni yer öğrendik biz 🙂

cochem3

Rhein nehri kıyısında, yamaçlarında üzüm bağlarının sıralandığı, akşamüstü sakinliğinde, buz gibi havada, noel ışıltıları eşliğinde bizi etkilemeyi başardı bu minik yer..  Üzüm hasatı zamanı çok turistik olduğunu düşündüğüm, birçok hotelin bulunduğu, şaraphanelerinin meşhur olduğu, şarap festivallerinin yapıldığı bir yermiş.. en tepede de Cochem Castle.. Kalenin geçmişi 1000’li yıllara dayanıyor..  

cochem4

cochem5

Bu durağımız havanın karardığı saatlere denk geldiğinden biraz karanlık resimlerim, ancak ışıltılı hava hissediliyor yine de.. Bu güzel yerler Strasbourg yolu üzerinde karşımıza çıkanlardı..

Halihazırda Almanya’nın kalelerinden bahsederken, geçen yıl bu zamanlar Berlin’e giderken uğradığımız Burg Schaumburg ve geçtiğimiz ay Limburg an der Lahn gezimizde uğradığımız Schloss Braunfels den bahsetmek istiyorum, bizim gibi kale meraklılarına.. 

burgschaumburg

Burg Schaumburg yine oldukça eski, yaklaşık 1000 yıl önce inşaa edilmiş, bol virajlı ormanlık alanların tam da tepesinde, mis gibi atmosferi ve harika bir manzarası olan bir kale.. Almanya Kaleleri listesinde görülmesi gereken yerlerden birine daha tik atıyoruz böylece..

schlossbraunfels

Ve geçen ay gidip hayran kaldığımız, çok da bilinmeyen, Limburg an der Lahn gezimizden Hollanda’ya dönerken uğradığımız Schloss Braunfels.. Bu kale sanki Braunfels şehrinin giriş kapısı gibiydi.. kalenin içinden geçince masalsı minik bir şehir karşınıza çıkıyor.. ve yine alman mimarisinin farklılığı, güzelliği.. yine ahşap kemerler göz alıcıydı..

schlossbraunfels2

schlossbraunfels5

Dar sokaklar, rengarenk Alman fırınları, minik cafeler, yerel oteller.. Bacası tüten evler.. Öyle çok şey anlatıyor ki.. Braunfels çok çok etkilendiğim yerlerden biri oldu Almanya’da.. 

Her zaman dediğim gibi çok da bilinmeyen yerler hep en güzel oluyor.. keşfedebildiğimiz için şanslı görüyorum kendimi.. Hollanda’ya ilk geldiğimizde, imkanımız&zamanımız olsa da köy köy dolaşabilsek diyordum.. Eee daha ne isterimm.. 

Vee yeni yaşımın ilk yazısını yazmış olayım böylece.. Daha nice yeni yerler, bambaşka diyarlar görebilmeyi temenni ediyorum, diliyorum, istiyorum..

Yılın son günlerini dolu dolu geçirebilmek, daha çok yazıp okuyabilmek isterim bir de..

Herşey herkesin gönlünce olsun..

Sevgiler..

Yılın en güzel dönemi geldi..

Herkese merhaba,

En sevdiğim ay, Aralık geldi..

İnanılır gibi değil ama bir yıl daha geçiyor işte.. Zorluklarıyla, güzellikleriyle.. 

Bu aya yakışır şekilde daha çok post ile buralarda olmak istesem de işler öyle gitmedi malesef.. Yapılacak işler, okunacak kitaplar, yılın son zamanlarını en iyi şekilde değerlendirme, yeni uğraşlar derken.. Anlatılacaklar birikti 🙂

december2016

Hollanda ışıl ışıl.. heryer süslü.. Kış ise iyice yüzünü gösterdi.. Artık sararmış yapraklar değil, kuru dallar var.. Hava eksilerde, sabahları evimizin karşısındaki kanal ve göl donmuş bir şekilde uyanıyoruz çoğunlukla.. Soğuk havaya aldırmadan daha çok dışarılardayım ben, daha çok bisiklete biniyorum mesela.. Buzzzz gibi havada, ellerim donsa da.. Mevsimleri hissetmek, hepsinde ayrı bir tat bulmak öyle güzel ki.. 

december2016_5

Hava ne zaman çoook soğusa, güneş parlıyor.. sakin dingin, soğuk ama tertemiz bir de güneşli havada Hollanda’nın tadına doyum olmuyor..

december2016_6

Geçtiğimiz haftasonu da öyleydi, biz de yolumuzu Amsterdam’a düşürdük.. Öyle kalabalıktı ama öyle ışıltılıydı ki.. Amsterdam’ın en çok turist çeken dönemi kışın diyebilirim.. 

Normalde çok sakin geçen gündelik hayatımızdan sonra Amsterdam’a gidince başka ülkeye gitmiş gibi oluyoruz, sadece 40dk’lık yolculukla değişiyor havamız birden 🙂 

december2016_4-jpg

Diğer taraftan Aralık başka güzelliklerle geldi bana 🙂

Zamanımı keyifle geçireceğim yeni uğraşlar çıkardı karşıma..

Aslında biraz huzur bulmak için başladığım Arabic Calligraphy, başka bir ilgi alanı açtı bana.. Handlettering.. El yazısı ile doodle yapmak aslında bir nevi.. Öyle büyük bir tutku haline geldi ki geçtiğimiz günlerde, elimden bırakamaz oldum 🙂 

Arabic Calligraphy’de iddialı olur muyum, henüz çok başındayım, bilemiyorum ama Handlettering ile uzuuuun yolumuz var gibi duruyor…

december2016_8

Şimdilik biraz meraklandırayım sizleri.. detaylı yazısını bir sonraki postta yazacağım 🙂

ve pek tabi arşivim de artsın günden güne 🙂 

Şimdilik benden bu kadar, sıkça yazabilmek dileğiyle.. Sevgiler..