Yılın en güzel dönemi geldi..

Herkese merhaba,

En sevdiğim ay, Aralık geldi..

İnanılır gibi değil ama bir yıl daha geçiyor işte.. Zorluklarıyla, güzellikleriyle.. 

Bu aya yakışır şekilde daha çok post ile buralarda olmak istesem de işler öyle gitmedi malesef.. Yapılacak işler, okunacak kitaplar, yılın son zamanlarını en iyi şekilde değerlendirme, yeni uğraşlar derken.. Anlatılacaklar birikti 🙂

december2016

Hollanda ışıl ışıl.. heryer süslü.. Kış ise iyice yüzünü gösterdi.. Artık sararmış yapraklar değil, kuru dallar var.. Hava eksilerde, sabahları evimizin karşısındaki kanal ve göl donmuş bir şekilde uyanıyoruz çoğunlukla.. Soğuk havaya aldırmadan daha çok dışarılardayım ben, daha çok bisiklete biniyorum mesela.. Buzzzz gibi havada, ellerim donsa da.. Mevsimleri hissetmek, hepsinde ayrı bir tat bulmak öyle güzel ki.. 

december2016_5

Hava ne zaman çoook soğusa, güneş parlıyor.. sakin dingin, soğuk ama tertemiz bir de güneşli havada Hollanda’nın tadına doyum olmuyor..

december2016_6

Geçtiğimiz haftasonu da öyleydi, biz de yolumuzu Amsterdam’a düşürdük.. Öyle kalabalıktı ama öyle ışıltılıydı ki.. Amsterdam’ın en çok turist çeken dönemi kışın diyebilirim.. 

Normalde çok sakin geçen gündelik hayatımızdan sonra Amsterdam’a gidince başka ülkeye gitmiş gibi oluyoruz, sadece 40dk’lık yolculukla değişiyor havamız birden 🙂 

december2016_4-jpg

Diğer taraftan Aralık başka güzelliklerle geldi bana 🙂

Zamanımı keyifle geçireceğim yeni uğraşlar çıkardı karşıma..

Aslında biraz huzur bulmak için başladığım Arabic Calligraphy, başka bir ilgi alanı açtı bana.. Handlettering.. El yazısı ile doodle yapmak aslında bir nevi.. Öyle büyük bir tutku haline geldi ki geçtiğimiz günlerde, elimden bırakamaz oldum 🙂 

Arabic Calligraphy’de iddialı olur muyum, henüz çok başındayım, bilemiyorum ama Handlettering ile uzuuuun yolumuz var gibi duruyor…

december2016_8

Şimdilik biraz meraklandırayım sizleri.. detaylı yazısını bir sonraki postta yazacağım 🙂

ve pek tabi arşivim de artsın günden güne 🙂 

Şimdilik benden bu kadar, sıkça yazabilmek dileğiyle.. Sevgiler..

hobi fuarı: KreaDoe

Herkese Merhaba,

Bugünlerde Hollanda’da şimdiye kadar rastladığım en büyük hobi fuarından biri yapılıyor.. 

KreaDoe 2-6 Kasım tarihlerinde Utrecht Jaarbeurs’de gerçekleşiyor..

kreadoe

Dün oradaydım, yani ilk açılış gününde.. Trenden indiğimde teyzelerin akımına kapıldım resmen :)) ayyy kalabalık, ayy kesin çok eğlenceliiii diye diye gittim Jaarbeurs’e..

Sandığımdan öyle büyük öyle kapsamlı çıktı ki.. Ne kadar çok hobi çeşidi varmış.. Ne kadar güzel ve ince düşünülmüş bir organizasyon olmuş..

Dün detayları instasnap’ten paylaşmaya çalıştım gezerken ancak çoğu özel tasarım olduğu için fotoğraf çekmek yasaktı.. bu konuda saygı duyuyorum çünkü gerçekten herşeyin kopyalandığı bir dönemdeyiz.. bunu bizzat yaşadığım için kanaviçe hobimde, anlayabiliyorum..  

kreadoe2.JPG.png

Her neyse.. Bir kere girişte daha dekorasyon ve renkler beni benden aldı.. Pembe ve turuncu detaylar.. Devasa KreaDoe yazısı.. kocaman makas görünümünde maketler.. Ahşaptan yön tarifleri.. birbirinden eğlenceli standlar.. stand aralarındaki Workshop Plein’ler, yorulunca durup dinlenmek için kafeler, yoğurt büfesi, sandviç ve yemek bölümleri..

Öyle sıcak bir ortamdı ki.. 

Teyzeler çoğunlukta olsa da gençlerin sayısı da fazlaydı bu kez..

Hobilere gelecek olursam, en çok örgü, ve örgü ipleri vardı tabi..  ve daha çok kart design, noel kart yapımları.. Buralarda hala kart yazma ve süsleme öyle moda ki.. Öyle işçilikli kartlar hazırlıyorlar ki.. süslü püslü, kabartmalı, incik boncuklu çiçekli bissürü kart sergisi vardı.. Tabi baştacım çarpı işi.. kumaşları, ipleri, kitapları.. 

kreadoe6.png

Çanta yapımları, makrameler, keçeler, cam boyama, ahşap boyama.. Minyatür ev yapımları ve minyatür eşyalar.. öyle tatlılardı ki.. onlarda aklım kalmadı değil 🙂 

Paket dünyası, etiketleme, çeşit çeşit damgalar.. tasarım markalar..

pek tabi pasta süsleme.. kek, pasta kalıpları.. 

bir tarafta dikiş, nakış makineleri tanıtımları..  ve aklıma gelmeyen daha bir çok detay..

kreadoe5.png

Bir önceki Handwerkdagen’da ve bu Kreadoe’da dikkatimi çeken şeylerden biri de aslında hiç kimsenin, yaptığı işi, ortaya çıkardığı ürünü satmaması.. çoğu şey yapılışının gösterildiği, anlatıldığı, tek tek gerekli malzemelerin bulunduğu paketlerde ve kit halinde satılıyor..

Bu bize öyle tanıdık ki artık.. Tipik Hollanda ve civarının yaşam tarzı.. Hazıra konma yok, “sen emek satma bana nasıl yapıldığını göster ben yapayım” diyor.. “Adı üstünde hobi değil mi..” “Ben yapıp keyif alıcam, senin yaptığın şeyi almak bana ne katacak?”

Mesela benim örgü yeteneğim yok malesef ki yok.. şu amigurumilere öyle özeniyorum ki.. bir hayvancık motifi göreyim hadi oturup örneğini çıkarayım diyemiyorum.. çünkü bilmiyorum.. kit’i olsa da kafamda örgü mantığı oturmadığı için onu yapamam.. Kaç zamandır satın alabileceğim amigurumi arıyorum yok yok.. kimse satmıyor.. Herkes kit’ini satıyor.. 

İşte böyle.. Buraların hobiye bakış açısından, benim gözlemlerimden bahsetmek istedim bu yazımda..

Bir hobi fuarı bile bana neler kattı, ceplerim doldu yine deneyimlerle.. çok şükür.. 

KreaDoe bitmeden tekrar gitmeyi planlıyorum çünkü doyamadım 🙂 

Tekrar görüşmek üzere.. Sevgiler.. Hobili günler 🙂

Herfst in Nederland..

Herfst in Nederland.. Autumn in the Netherlands.. 

Hollanda’da Sonbahar..  

En sevdiğim mevsimin Sonbahar olduğunu 20’li yaşlarımın son demlerinde fark etmek… çok tuhaf.. 

Belki de Hollanda sevdirdi bu denli.. Doğa ile bu kadar içiçe olduğumdan belki de.. 

Taş yığınlarına bakmadığımdan.. sararan, kızaran, dökülen yapraklarla bu kadar içiçe olduğumdan.. şükür.. 

herfstinypenburg

Bu yazımda da biraz buralardan esintiler paylaşmak istedim..

Haftasonu karşımıza çıkan güzelliklerden… haftaiçi benim Delft’e giderken yakaladığım karelerden.. birkaç şey işte.. 

herfstinnootdorpHaftasonu ne zaman plansız evden çıksak öyle güzel yerler çıkıyor ki karşımıza.. Geçen haftasonu da öyleydi.. Yeni keşiflerimiz sonbaharda en güzel şekliyle yerleşti hafızalarımıza.. 

Sadece bana ip almak için gittiğimiz ‘s Gravendeel.. sonrasında hep geçiyoruz kıyısından köşesinden ama merkezini görmedik, hadi bir uğrayalım dediğimiz Dordrecht.. canımız eve girmek istemediğinden arabayla turlarken denk geldiğimiz Klundert.. 

herfstinsgravendeel.png

herfstindordrecht.png

herfstinklundert.png

Biraz orman havası alalım, biraz bisiklet sürelim diyip yola çıktığımız, buzzz gibi nemli ama tertemiz havası olan Hoog Soeren..  bi kahve içmeye durduğumuz Halte Assel..

herfstinsoeren.png

halteassel

herfstinsoeren2.png

Karşımıza çıkan bu güzelliklere.. görmeyi nasip edene bin şükür.. 

Ben “ah gurbet vah gurbet” demek yerine, buralardan tat almayı seçtim.. cebimi deneyimlerle, farklı kültürlerle, anılarla doldurmayı seçtim.. ve ne zaman bunalsam hep güzel bir kare çıktı karşıma..

Bana iyi geldiği gibi Sonbahar’ın, sizin de ruhunuza iyi gelmesi dileğimle..

Sevgiler..

Pick your own :)

Herkese merhaba,

Sonbahar tüm güzelliğiyle devam ederken, Hollanda’da en sevdiğim aktivitelerin birinden bahsetmek istiyorum 🙂 

zelfplukken.png

“Zelfplukken” veya “pick your own” veya “kendi mahsülünü  kendin topla” 🙂

Aslında “pick your own” mantığını Kanada’da duyup hayran kalmıştım.. Kanada’da daha çok Halloween (Cadılar bayramı) zamanı pumpkin (balkabağı) toplama aktiviteleri oluyor.. o zamanlardan beri aklımda olan ama oradayken Kanada’nın sonbaharını göremediğimden katılamadığım.. Neyseki Hollanda’da da olan, neşeli bir o kadar da doğa ile içiçe bir eğlence zelfplukken 🙂 

zelfplukken5.png

Geçen sene Kaldi cafe’de reklamını görmüştüm bir çiftliğin, masaların üzerinde broşürlerini koymuşlar, meğer Kaldi cafe bu çiftliğin organik meyve sularını satıyormuş.. hemen internetten araştırıp öğrenmiştik nerede bu çiftlik, nasıl giriliyor diye 🙂 

Bizim gittiğimiz çiftliğin adı “de olmenhorst“, her yıl sonbahar döneminde bu yıl da 17 Eylül-30 Ekim tarihleri arasında açık.. özellikle haftasonu gidip elmanızı armudunuzu toplayabilirsiniz :)) giriş ücretsiz, araba park yeri de var 🙂 ancak bu dönemde oldukça kalabalık oluyor.. girişte elmayı,armudu nasıl koparmanız gerektiğini anlatıp elinize bir sepet/poşet tutturuyorlar 🙂 zaten ağaçlar bodur, kolaylıkla koparabilecek cinsten.. bir yandan kopardığınızı yiyor, bir yandan sepetinizi dolduruyorsunuz 🙂 çıkışta da tarttırıp kaç kiloysa ödüyorsunuz, yediklerinizi söyleyince de onlar bizden diyorlar 🙂

günü birlik çok tatlı bir aktivite 🙂 Dinlenme yerleri, çocuk parkı, pek tabi kahve&çay içilebilecek birkaç cafesi bile var 🙂 bir de yine o çiftlikte yetişen meyvelerden hazırlanmış organik ürünlerin satıldığı standlar 🙂 

zelfplukken6.png

zelfplukken3.png

zelfplukken4

Bissürü kilo elma armutla eve gelebilirsiniz, bu güzellikler insana toplatıyor da toplatıyor 🙂  eve gelince de pişsin elmalı armutlu kekler, kurabiyeler..

Bu taraflara yolu düşenler için tavsiyelerim arasında dursun bu yazım da :)) 

Sıkça yazabilmek dileğiyle.. Sevgiler.. 

dolu dolu ekim..

Herkese merhaba.. 

Eylül’ü bitirmişiz de Ekim’i bile yarılamışız.. Ben yoğun mu yoğun geçen bir Ekim ayı geçiriyorum çok şükür.. 

Son zamanlardaki mottom zaten elimden geldiğince bos zaman geçirmemek, her anımı doldurabilmek.. 

Bolca okuyor, bolca yazıyor, düşünüyorum..

işliyorum.. koşturuyorum.. Okumaya devam et

Giethoorn

Günlerden bir gün Türkiye’de bir haber çıkıyor.. 

Masal köy.. Hobbit köyü..

the Venice of Netherlands.. Hollanda’nın Venedik’i.. 

Hollanda’da bulunan bu masal köyde yol yok.. Ulaşım, kanallarda teknelerle sağlanıyor…

Veeee bunu duyan Türk gezginler Hollanda’ya gelince buraya uğramadan dönmüyor.. Sosyal medya sağolsun baya da ünleniyor böylece Giethoorn.. 

giethoorn6

Okumaya devam et

Volendam & Marken

Hollanda yazılarından devam etmek istiyorum bugünlerde..

Çok çok kez gittiğim yerleri yazmakta geç bile kaldım bence..

Genellikle Hollanda’da görülmesi gereken ve benim de gezerken çok mutlu olduğum yerlerden bahsetmeyi seviyorum.. Bir de tur gezilerinin sadece birkaç popüler noktaya odaklandıkları biliyorum ve bu yüzden farklı yerler görmek isteyenlere klavuz olmak bi nevi amacım.. Ya da mesela bir kez gelmiş ama Hollanda tam benlik yine gideyim daha detaylı gezeyim diyenlere belki de yol gösterici olabilirim 🙂 

Aslında bu yazıda sadece Marken‘den bahsetmekti amacım.. Daha az bilinenden.. Ama sonrasında Volendam‘dan neredeyse hiç bahsetmediğimi farkettim ve değinmeden geçemezdim.. Okumaya devam et

Cross Stitch on Canvas

Uzun zamandır aklımdaydı.. 

Action’da canvasları görünce, bir de içimdeki çarpı işi aşkı tavan yapınca..

daha fazla erteleyemedim bu projeyi..

Ortaya da güzel şeyler çıktı sanki.. 

cross-stitch-on-canvas-rose

İlk olarak rose şablonu işledim, kağıttan cetvel yardımıyla ölçerek iğne ile işleme yerleri açtım kendime.. bu aşama en oyalayıcı kısım aslında.. birde tüm canvas’ı deliklere böleyim öyle işleyeyim desek olmuyor, delik deşik bir canvas güzel görünmeyeceği için elimizde olan şablona göre delik açmak gerekiyor.. 

sonrası zaten renklere göre işlemek..

ortaya çıkan ise bence çok çok hoş.. 

cross-stitch-on-canvas-rose2

Hızımı alamayıp bir de kendi kendime flamingo şablonu çıkardım kareli bir kağıda..

H&M’den aldığım pullu flamingo tişörtüm ilham kaynağımdı aslında 🙂

uzuuuuun yıllardır piksellerle içli dışlı olduğumdan çok da zor olmadı pullu deseni kareli kağıda aktarmak 🙂

bitince de flamingolu şalımla poz verdi minik tablom çimenlerin çiçeklerin üstünde.. 

cross-stitch-on-canvas-flamingo

cross-stitch-on-canvas-flamingo2

Benden haberler böyle.. çok çok sevgiler..