Hollanda’da Ramazan

Merhabalar,

Ramazan-ı Şerif’in sonlarına yaklaştığımız şu günlerde,

Hollanda bize, belki de en sıcak ve en uzuuuun Ramazan ayını yaşatırken,

biz neler yapıyoruz biraz bahsedeyim istedim :)) 

Buranın bir türlü kararmayan günleri, beyaz geceleri ve her ne hikmetse Ramazan’da 30 derecelere çıkan Hollanda havası :)) bizi biraz yorsa da Ramazan ayı hep güzel geçiyor..

IMG_3293

Özenilmiş ama israfsız sofralar ve zaten küçülmüş midelerle hep hafif geçti iftarlarımız sahurlarımız.. Ve bu hafiflik, normalde doymayan gözlerimize, midelerimize öyle iyi geldi ki.. 

Küçüklüğümden beri alışkanlığım, annemin, anneannemin yanında takip ettiğim mukabeleler.. şimdi bu yalnızlıkta bana yine en iyi gelenlerden.. kendi kendime ağır ağır olsa da.. 

ve tabi Ramazan-ı Şerif’e yakışır bir şeyler de işlemek gerekti.. bi gün aklıma düşüveren yine yeniden “Hat ile Besmele”..   uzuuun bir yol olsa da önümde.. huzur veriyor… 

IMG_3484

Tabi kitapsız olmaz..

Dr.Özgür Bolat’ın “Beni Ödülle Cezalandırma”sını,

Stefan Zweig’in “Satran甑ını,

Orhan Pamuk’un “A Strangeness in My Mind” ını

okuyorum..

3 kitap, farklı modlarda farklı yerlere götürüyor beni.. İftardan sonra bol kahveyle iyi geliyor.. :))

ramadan2017-2

Ve burada farklı kültürlerde, farklı ırklarda, dünyanın bambaşka yerlerinde doğmuş, büyümüş insanlarla, bir helal restaurant’ta iftar yapmanın verdiği duyguyu, mutluluğu..

Afgan bir restaurant sahibinin güleryüzlülüğünü,  herkes istediği kadar alsın rahatlığında ortaya koyduğu çorba tenceresinden bir tas çorba içmenin verdiği mutluluğu… Ramazan’da bi şişe suyun bile hesabını yapmaktan ziyade, oruçlulara sürahi sürahi gönülden su taşımasını görmenin mutluluğu.. 

ve daha niceleri.. 

işte bunları anlatabilmem mümkün değil..

ramadan2017

Sizin nasıl geçiyor Ramazan ayınız? Artık bitirmeye çok az kalmışken..

Gerçek bayrama erebilmek umuduyla.. 

Sevgiler..

 

Heidi’den selam getirdim!..

İsviçre..

meğer o dağlar, o yemyeşil doğa..

milka inekleri, boyunlarındaki-taaa uzaklardan duyulan-çanları..

güzelim ahşap dağ evleri.. koyunları.. ah bir de köpekleri..

ve daha nicesi.. gerçekmiş hepsi meğer.. music

IMG_5960

inanamadım.. rüyadayım sandım.. çizgi filmde veya bi reklamda olduğumu düşündüm..

O toblerone çikolatasındaki gibi dağlar yoktur canım derdim.. varmış.. hepsi meğer İsviçre’nin en yaban yerlerindeymiş.. Şehirde tabi ki değilmiş.. Zürih de neymiş?

Okumaya devam et

Zürich de nerden çıktı?

Bu blog’u yazmaya başlarken, aklımda birkaç da olsa gezdiğim yerleri yazmak vardı tabi ki.. ama sevgili blog’um gittikçe traveller hale gelmeye başladı.. hem bu duruma şaşırıyor hem de kendimi hiç aklımın ucundan geçmeyen yerlerde buluyorum.. ve şükrüm arttıkça artıyor.. işte sonra buralara taşıyor..

Zürich.. gidebilecek miyiz? ben de gelsem mi ki? ama Ramazan.. hemde uzak sanki.. derken.. kendimizi yollarda bulduk önceki cumartesi sabanı erkenden..

yine yollara düşme nedenimiz konferanstı! pazar akşamı ve onu takip eden 3 gün konferansın yapılacağı minik bir kasabada olacaktık.. cumartesi günü erken varabilirsek zürich’i gezme fırsatımız olabilirdi..

işte plansız planlar böyle başladı.. Okumaya devam et

Nerdeyim?

Ben nerdeyim?

içim..

dolup dolup taşıyor..

almıyor minicik aklım Büyüklüğünü.. Kudretini.. 

Hollanda`nın düzlüğünden unutmuşum dağları.. dağlarla süslenen dünyayı..

-Hiç-olduğumu hissettiren büyüklüğü..

IMG_5450.JPG

Ben? nerdeyim?

Minicik oldum.. ufaldım.. küçüldüm..

öyle bir yere geldim ki.. aklım.. havzalam almıyor..

kafamı her kaldırışımda -hiç-im..

ki sadece bu benim gördüğüm.. görebildiğim.. bana gösterilen..

şoklardayım..  gördüklerime, düşündüklerime kendim inanamaz oldum..

şifa mi bu? hediye mi? sarsılma mı?

Yoksa affedemediklerimi affedebilmeye giden bir yol mu?

Hah! Ne haddime.. Affetmek benim ne haddime..

Sorgulamalardan.. yorgunum.. düşünmekten..

bir de oksijenden..

karmakarışık duygularım.. ama musmutluyum..