Het Nationale Park De Hoge Veluwe

Hollanda’da bir National Park (milli park).. (music)

De Hoge Veluwe..

Nasıl daha önce bulmamışız burayı diyip durduğumuz harika bir yer.. Öyle korunmuş ki.. öyle süprizlerle dolu ki..

Bu sonbahar gezintilerimize öyle güzel bir dokunuş yaptı ki..

nationalpark.png

National Park’ları oldum olası sevdim, hep merak ettim.. Kanada’da Algonquin Park’a, Amerika’da Muir Woods’a zamanım kısıtlı olsa da gittim.. nasıl doğanın tamda tanımı olduklarını gördüm.. Hollanda’dakileri keşfetmek için ise geç bile kalmışız meğer..

De Hoge Valuwe‘yi google.maps’te bulunca hemen internetten nasıl gidilir? hangi tarihlerde ve hangi saatlerde açık? varsa giriş fiyatı ne kadar diye araştırdıktan sonra yollara düştük geçtiğimiz haftasonlarının birinde.. Bisikletleri de yanımıza almayı ihmal etmedik tabi.. Yaklaşık 1.5-2 saat sonra oradaydık..

Tüm gün zaman geçirilebilecek çok çok geniş bir alan bu park.. İçerisinde Krüller-Müller Museum, park’ta yaşayan hayvan çeşitlerini izleme yerleri, bisiklet yolları ve birçok bisiklet (kullanımı serbest ve ekstra ücretsiz), çeşitli dinlenme alanları mevcut.. 

nationalpark11

Park’ın coğrafi haritasına göre tam orta bölümde bozkır bitki örtüsü hakim.. Ancak diğer yerler bolca ağaçlık.. Çamlar, Meşeler ve daha birçok çeşit ağaç tipi..

nationalpark2-jpg

nationalpark3.JPG.png

nationalpark10.png

Gündüz vakti güneşli ve kuru olan hava akşamüstü serinliğiyle nemlendi ama tabi yine bize güzelliklerini sundu.. en güzel armağanlarını verdi..

nationalpark21-jpg

nationalpark14.JPG.png

Akşam serinliğiyle ve nemiyle belirmeye başlayan çeşit çeşit mantarlar… öyle harikalardıki..

bisikletle giderken gördüğümde çığlık attım ve o hızımla zor durdum..

şapkaları, çizgileri.. o naif halleri.. tıpkı çizgi filmlerdeki gibiydi.. hele o puantiyeli kırmızı..

kimi tek başına.. kimi bir aile kurmuş gibi.. 

hepsine tek tek baktık, inceledik.. hayran kaldık en muhteşem sanata..

nationalpark17.png

nationalpark16-jpg

Şimdiye kadar bu kadar mantarlarla içiçe olmadım sanırım.. ya da bu kadar çeşidini görmediğim için böyle büyülendim.. Sabah ayazından sonra ve böyle akşam vakti çöken nemde çıktıklarını biliyordum ve gözlerim bisikletle giderken sürekli topraktaydı.. Şükür ki bu güzelliklere şahit oldum..

nationalpark18.JPG

Sonrasında gözlem yerinden çok çok uzaklarda ki geyikleri de görme fırsatımız oldu.. En sessiz ortamda onları rahatsız etmeden, kendimizi göstermeden izledik bir süre.. sonrasında ise mis gibi serin mi serin havayı, bol oksijeni içimize çekip çıkışa doğru yöneldik.. keyifle, zaman ne çabuk geçti diye diye.. tüm günü geçirmişiz farketmeden.. 

nationalpark15-jpg

Bir hayvana, bir bitkiye,bir mantara saygı duymak.. resim çekerken mantarı rahatsız etmemeye çalışmak.. geyikleri izlerken onları korkutmamak, huzurlarını kaçırmamak için çabalamak.. öyle huzur verici ki.. 

Hollanda’nın bir National Park’ından izlenimlerim böyleydi benim..

Havanın iyice soğuduğu bugünlerde her anın tadını çıkarabilmek dileğimle.. bol gezmeli, bol keşifli.. 

Sevgiler..

nationalpark20.JPG

hobi fuarı: KreaDoe

Herkese Merhaba,

Bugünlerde Hollanda’da şimdiye kadar rastladığım en büyük hobi fuarından biri yapılıyor.. 

KreaDoe 2-6 Kasım tarihlerinde Utrecht Jaarbeurs’de gerçekleşiyor..

kreadoe

Dün oradaydım, yani ilk açılış gününde.. Trenden indiğimde teyzelerin akımına kapıldım resmen :)) ayyy kalabalık, ayy kesin çok eğlenceliiii diye diye gittim Jaarbeurs’e..

Sandığımdan öyle büyük öyle kapsamlı çıktı ki.. Ne kadar çok hobi çeşidi varmış.. Ne kadar güzel ve ince düşünülmüş bir organizasyon olmuş..

Dün detayları instasnap’ten paylaşmaya çalıştım gezerken ancak çoğu özel tasarım olduğu için fotoğraf çekmek yasaktı.. bu konuda saygı duyuyorum çünkü gerçekten herşeyin kopyalandığı bir dönemdeyiz.. bunu bizzat yaşadığım için kanaviçe hobimde, anlayabiliyorum..  

kreadoe2.JPG.png

Her neyse.. Bir kere girişte daha dekorasyon ve renkler beni benden aldı.. Pembe ve turuncu detaylar.. Devasa KreaDoe yazısı.. kocaman makas görünümünde maketler.. Ahşaptan yön tarifleri.. birbirinden eğlenceli standlar.. stand aralarındaki Workshop Plein’ler, yorulunca durup dinlenmek için kafeler, yoğurt büfesi, sandviç ve yemek bölümleri..

Öyle sıcak bir ortamdı ki.. 

Teyzeler çoğunlukta olsa da gençlerin sayısı da fazlaydı bu kez..

Hobilere gelecek olursam, en çok örgü, ve örgü ipleri vardı tabi..  ve daha çok kart design, noel kart yapımları.. Buralarda hala kart yazma ve süsleme öyle moda ki.. Öyle işçilikli kartlar hazırlıyorlar ki.. süslü püslü, kabartmalı, incik boncuklu çiçekli bissürü kart sergisi vardı.. Tabi baştacım çarpı işi.. kumaşları, ipleri, kitapları.. 

kreadoe6.png

Çanta yapımları, makrameler, keçeler, cam boyama, ahşap boyama.. Minyatür ev yapımları ve minyatür eşyalar.. öyle tatlılardı ki.. onlarda aklım kalmadı değil 🙂 

Paket dünyası, etiketleme, çeşit çeşit damgalar.. tasarım markalar..

pek tabi pasta süsleme.. kek, pasta kalıpları.. 

bir tarafta dikiş, nakış makineleri tanıtımları..  ve aklıma gelmeyen daha bir çok detay..

kreadoe5.png

Bir önceki Handwerkdagen’da ve bu Kreadoe’da dikkatimi çeken şeylerden biri de aslında hiç kimsenin, yaptığı işi, ortaya çıkardığı ürünü satmaması.. çoğu şey yapılışının gösterildiği, anlatıldığı, tek tek gerekli malzemelerin bulunduğu paketlerde ve kit halinde satılıyor..

Bu bize öyle tanıdık ki artık.. Tipik Hollanda ve civarının yaşam tarzı.. Hazıra konma yok, “sen emek satma bana nasıl yapıldığını göster ben yapayım” diyor.. “Adı üstünde hobi değil mi..” “Ben yapıp keyif alıcam, senin yaptığın şeyi almak bana ne katacak?”

Mesela benim örgü yeteneğim yok malesef ki yok.. şu amigurumilere öyle özeniyorum ki.. bir hayvancık motifi göreyim hadi oturup örneğini çıkarayım diyemiyorum.. çünkü bilmiyorum.. kit’i olsa da kafamda örgü mantığı oturmadığı için onu yapamam.. Kaç zamandır satın alabileceğim amigurumi arıyorum yok yok.. kimse satmıyor.. Herkes kit’ini satıyor.. 

İşte böyle.. Buraların hobiye bakış açısından, benim gözlemlerimden bahsetmek istedim bu yazımda..

Bir hobi fuarı bile bana neler kattı, ceplerim doldu yine deneyimlerle.. çok şükür.. 

KreaDoe bitmeden tekrar gitmeyi planlıyorum çünkü doyamadım 🙂 

Tekrar görüşmek üzere.. Sevgiler.. Hobili günler 🙂

Herfst in Nederland..

Herfst in Nederland.. Autumn in the Netherlands.. 

Hollanda’da Sonbahar..  

En sevdiğim mevsimin Sonbahar olduğunu 20’li yaşlarımın son demlerinde fark etmek… çok tuhaf.. 

Belki de Hollanda sevdirdi bu denli.. Doğa ile bu kadar içiçe olduğumdan belki de.. 

Taş yığınlarına bakmadığımdan.. sararan, kızaran, dökülen yapraklarla bu kadar içiçe olduğumdan.. şükür.. 

herfstinypenburg

Bu yazımda da biraz buralardan esintiler paylaşmak istedim..

Haftasonu karşımıza çıkan güzelliklerden… haftaiçi benim Delft’e giderken yakaladığım karelerden.. birkaç şey işte.. 

herfstinnootdorpHaftasonu ne zaman plansız evden çıksak öyle güzel yerler çıkıyor ki karşımıza.. Geçen haftasonu da öyleydi.. Yeni keşiflerimiz sonbaharda en güzel şekliyle yerleşti hafızalarımıza.. 

Sadece bana ip almak için gittiğimiz ‘s Gravendeel.. sonrasında hep geçiyoruz kıyısından köşesinden ama merkezini görmedik, hadi bir uğrayalım dediğimiz Dordrecht.. canımız eve girmek istemediğinden arabayla turlarken denk geldiğimiz Klundert.. 

herfstinsgravendeel.png

herfstindordrecht.png

herfstinklundert.png

Biraz orman havası alalım, biraz bisiklet sürelim diyip yola çıktığımız, buzzz gibi nemli ama tertemiz havası olan Hoog Soeren..  bi kahve içmeye durduğumuz Halte Assel..

herfstinsoeren.png

halteassel

herfstinsoeren2.png

Karşımıza çıkan bu güzelliklere.. görmeyi nasip edene bin şükür.. 

Ben “ah gurbet vah gurbet” demek yerine, buralardan tat almayı seçtim.. cebimi deneyimlerle, farklı kültürlerle, anılarla doldurmayı seçtim.. ve ne zaman bunalsam hep güzel bir kare çıktı karşıma..

Bana iyi geldiği gibi Sonbahar’ın, sizin de ruhunuza iyi gelmesi dileğimle..

Sevgiler..

dolu dolu ekim..

Herkese merhaba.. 

Eylül’ü bitirmişiz de Ekim’i bile yarılamışız.. Ben yoğun mu yoğun geçen bir Ekim ayı geçiriyorum çok şükür.. 

Son zamanlardaki mottom zaten elimden geldiğince bos zaman geçirmemek, her anımı doldurabilmek.. 

Bolca okuyor, bolca yazıyor, düşünüyorum..

işliyorum.. koşturuyorum.. Okumaya devam et

Giethoorn

Günlerden bir gün Türkiye’de bir haber çıkıyor.. 

Masal köy.. Hobbit köyü..

the Venice of Netherlands.. Hollanda’nın Venedik’i.. 

Hollanda’da bulunan bu masal köyde yol yok.. Ulaşım, kanallarda teknelerle sağlanıyor…

Veeee bunu duyan Türk gezginler Hollanda’ya gelince buraya uğramadan dönmüyor.. Sosyal medya sağolsun baya da ünleniyor böylece Giethoorn.. 

giethoorn6

Okumaya devam et

Volendam & Marken

Hollanda yazılarından devam etmek istiyorum bugünlerde..

Çok çok kez gittiğim yerleri yazmakta geç bile kaldım bence..

Genellikle Hollanda’da görülmesi gereken ve benim de gezerken çok mutlu olduğum yerlerden bahsetmeyi seviyorum.. Bir de tur gezilerinin sadece birkaç popüler noktaya odaklandıkları biliyorum ve bu yüzden farklı yerler görmek isteyenlere klavuz olmak bi nevi amacım.. Ya da mesela bir kez gelmiş ama Hollanda tam benlik yine gideyim daha detaylı gezeyim diyenlere belki de yol gösterici olabilirim 🙂 

Aslında bu yazıda sadece Marken‘den bahsetmekti amacım.. Daha az bilinenden.. Ama sonrasında Volendam‘dan neredeyse hiç bahsetmediğimi farkettim ve değinmeden geçemezdim.. Okumaya devam et

Kanada Rehberi Vol.1 :)

Kanada.. bu blogun çıkış noktası..

aslında yıllar yıllar önce yazmak istediklerim..

ama işte şimdi tam 9 yıl sonra hayat buluyor.. gerçekleşiyor.. Ve yine bir dürtme ile.. benim o zamanki halim gibi, minik bir kızın Kanada’ya gitmeden önce kafasından geçen sorularla tetikleniyor yazacaklarım.. ertelediğim.. ama en çok sevdiğim.. yerine hiçbir yeri koyamadığım.. hala ilk günlerdeki gibi heyecanla, saatlerce anlatabildiğim.. tek yer.. Kanada.. 

DSC00533

Okumaya devam et

Heidi’den selam getirdim!..

İsviçre..

meğer o dağlar, o yemyeşil doğa..

milka inekleri, boyunlarındaki-taaa uzaklardan duyulan-çanları..

güzelim ahşap dağ evleri.. koyunları.. ah bir de köpekleri..

ve daha nicesi.. gerçekmiş hepsi meğer.. music

IMG_5960

inanamadım.. rüyadayım sandım.. çizgi filmde veya bi reklamda olduğumu düşündüm..

O toblerone çikolatasındaki gibi dağlar yoktur canım derdim.. varmış.. hepsi meğer İsviçre’nin en yaban yerlerindeymiş.. Şehirde tabi ki değilmiş.. Zürih de neymiş?

Okumaya devam et

Zürich de nerden çıktı?

Bu blog’u yazmaya başlarken, aklımda birkaç da olsa gezdiğim yerleri yazmak vardı tabi ki.. ama sevgili blog’um gittikçe traveller hale gelmeye başladı.. hem bu duruma şaşırıyor hem de kendimi hiç aklımın ucundan geçmeyen yerlerde buluyorum.. ve şükrüm arttıkça artıyor.. işte sonra buralara taşıyor..

Zürich.. gidebilecek miyiz? ben de gelsem mi ki? ama Ramazan.. hemde uzak sanki.. derken.. kendimizi yollarda bulduk önceki cumartesi sabanı erkenden..

yine yollara düşme nedenimiz konferanstı! pazar akşamı ve onu takip eden 3 gün konferansın yapılacağı minik bir kasabada olacaktık.. cumartesi günü erken varabilirsek zürich’i gezme fırsatımız olabilirdi..

işte plansız planlar böyle başladı.. Okumaya devam et