Merhabalar,
Buralar Noel tatilinde.. Evde olmanın, heryerlerin kapalı olmasının tadını blogumda zaman geçirerek çıkarmak istedim bende 🙂
Aslında 2 gündür gezmelerdeydik, Noel dönemi doğmanın:) güzel tarafı mı desem heryer tatil olunca biz de yine düştük yollara.. yakın yerlerden birinde iki gün de olsa zaman geçirmekti niyetimiz.. Kendimize bir yer seçtik haritadan! Bu kez Fransa’ya mı geçsek dedik ve Strasbourg’u hedef belirledik 🙂 Yol üzerinde de görülmesi gereken yerleri araştırdığımızda Alman Kaleleri listemizdeki iki kalenin rotamıza yakın olduğunu gördük 🙂 Cuma sabahtan düştük yollara böylece..
Evet Almanya’nın görkemli, gizemli, masalsı kaleleri meşhur.. En bilinenler bize biraz uzak tarafta kalıyor malesef, ama en yakın zamanda şu meşhur olanları da görmek niyetimiz 🙂

Cuma günü Strasbourg’a giderken ilk durağımız 12. yüzyıldan bugünümüze kalan Eltz Castle (Burg Eltz) oldu.. Bu tarz kaleler genellikle kuş uçmaz kervan geçmez yerlerde kalıyor malesef.. bir tura dahil değilseniz ve bizim gibi aklınız estiğinde gitmek isterseniz gps kullanıp, araç ile gitmek gerekiyor..
Eltz Castle’a vardığımızda, araç park bölümünde birkaç arabayı görünce rahatladık aslında, bizim gibi gelenler de varmış diye 🙂 15dakikalık bir patikadan, çamların, kuru dalların arasından, Rhein nehrinin dallanıp ayrılmış ve Eltz civarına kadar gelmiş su kollarınn şırıltısı eşliğinde yürüyerek kaleye vardık.. Patikanın son virajını döndüğümüzde karşımıza aniden çıktı büyüleyici kale.. inşaa edildiği zamanın havasını seriverdi önümüze..

Eltz Castle, Nisan-Ekim ayları arasında ziyarete açık olduğundan içerisini göremedik malesef, ama bir süre çevresinde dolaşmak, ortamın sessizliğinde manzaranın tadını çıkarmak yetti de arttı bize..

Sonrasında yine yollara düştük, bu kez Rhein nehri kıyısında minik Cochem şehrini ve Cochem Castle‘ı görebilmek için..
Kaleleri araştırırken karşımıza çıkmıştı Cochem aslında.. Artık bilmediğim şehir duyunca ilk araştırıp fotoğraflarına baktığım yer Instagram oluyor benim.. en güncel en güzel fotoğrafları bulabiliyorsunuz, bu sayede birçok yeni yer öğrendik biz 🙂

Rhein nehri kıyısında, yamaçlarında üzüm bağlarının sıralandığı, akşamüstü sakinliğinde, buz gibi havada, noel ışıltıları eşliğinde bizi etkilemeyi başardı bu minik yer.. Üzüm hasatı zamanı çok turistik olduğunu düşündüğüm, birçok hotelin bulunduğu, şaraphanelerinin meşhur olduğu, şarap festivallerinin yapıldığı bir yermiş.. en tepede de Cochem Castle.. Kalenin geçmişi 1000’li yıllara dayanıyor..


Bu durağımız havanın karardığı saatlere denk geldiğinden biraz karanlık resimlerim, ancak ışıltılı hava hissediliyor yine de.. Bu güzel yerler Strasbourg yolu üzerinde karşımıza çıkanlardı..
Halihazırda Almanya’nın kalelerinden bahsederken, geçen yıl bu zamanlar Berlin’e giderken uğradığımız Burg Schaumburg ve geçtiğimiz ay Limburg an der Lahn gezimizde uğradığımız Schloss Braunfels den bahsetmek istiyorum, bizim gibi kale meraklılarına..

Burg Schaumburg yine oldukça eski, yaklaşık 1000 yıl önce inşaa edilmiş, bol virajlı ormanlık alanların tam da tepesinde, mis gibi atmosferi ve harika bir manzarası olan bir kale.. Almanya Kaleleri listesinde görülmesi gereken yerlerden birine daha tik atıyoruz böylece..

Ve geçen ay gidip hayran kaldığımız, çok da bilinmeyen, Limburg an der Lahn gezimizden Hollanda’ya dönerken uğradığımız Schloss Braunfels.. Bu kale sanki Braunfels şehrinin giriş kapısı gibiydi.. kalenin içinden geçince masalsı minik bir şehir karşınıza çıkıyor.. ve yine alman mimarisinin farklılığı, güzelliği.. yine ahşap kemerler göz alıcıydı..


Dar sokaklar, rengarenk Alman fırınları, minik cafeler, yerel oteller.. Bacası tüten evler.. Öyle çok şey anlatıyor ki.. Braunfels çok çok etkilendiğim yerlerden biri oldu Almanya’da..
Her zaman dediğim gibi çok da bilinmeyen yerler hep en güzel oluyor.. keşfedebildiğimiz için şanslı görüyorum kendimi.. Hollanda’ya ilk geldiğimizde, imkanımız&zamanımız olsa da köy köy dolaşabilsek diyordum.. Eee daha ne isterimm..
Vee yeni yaşımın ilk yazısını yazmış olayım böylece.. Daha nice yeni yerler, bambaşka diyarlar görebilmeyi temenni ediyorum, diliyorum, istiyorum..
Yılın son günlerini dolu dolu geçirebilmek, daha çok yazıp okuyabilmek isterim bir de..
Herşey herkesin gönlünce olsun..
Sevgiler..



























