some advice :))

Merhabalar,

Yeniden buradayım, bu kez birkaç film ve dizi önerisiyle geldim :))

Normalde film arşivim çok da geniş değildir ve daha çok uzuuuun kış gecelerinde izleriz filmlerimizi, dizilerimizi ama Hollanda’da günler uzadıkçaaaa uzarken yine kapısını çaldığımız aktivite oluyor birşeyler izlemek :)) 

Nacizane 3 adet tavsiyem olucak, umarım seversiniz..

Hello everyone! 

I am here again :))

I have three pieces of advice for you! films and tv series :)) Let’s start! Shall we?

Community 

(TV Series)

2009-2015 yılları arasında gösterilen bir TV dizisi serisi, yani bitmiş, yani beklemek yok! :)) bişey düşünmeden, gerilimsiz, tamamen kafa dağıtmak için izlenebilecek, üniversitede geçen çok eğlenceli bir dizi Community :))

Community is a sitcom and it was aired on between 2009-2015. Recently we are watching the last season and it is so enjoyable :)) If you don’t want to think anything when you are watching, it is totally for you :)) 

Community_title

LION 

Kesinlikle duygu dolu! Hayatın bambaşka tarafını gösteren bir film Lion..

Farklı kültürleri görmek istiyorsanız, daha da önemlisi hayatın şıkır şıkır lüksler içinde dizilerden, filmlerden ibaret olmadığını düşünüyorsanız, Lion, sizi de benim kadar etkileyecektir.. Gerçek bir hikayeden alınmış olması da etkisini arttırıyor.. 

It is full of emotion!

If you like a real life story and different cultures, it will be good matched for you.. 

Lion is on “my favorite film” list! Indeed! 

PosterLionOscar01

Queen of Katwe

Yine bir gerçek hikayeden alıntı, bence harika bir film! Görmemiz gerekenleri, farklı hayatları, kültürleri gözümüzün önüne seriyor Queen of Katwe. Daha ne söylenebilir bilemiyorum gerçekten :)) 

queenofkatwe

It is also a real life story and I am so impressed.. such a different life and culture.. what should I say I really don’t know.. 

If you did watch any of them or you will, please leave a comment.. I hope write soon, with Love.. 

Eğer herhangi birini izlerseniz veya izlediyseniz yorum bırakırsanız çok mutlu olurum… Umarım hoşunuza giden bir yazı olmuştur..

Daha sık yazabilmek dileğiyle, Sevgiler…

Lal Masallar

(music)

“…Şu anda küçük bir incelik, yumuşak bir bakış, sevecen bir baş sallama, bir gülümseme her şeyi nasıl da çözebilir, gerginliğini giderebilir. Oysa herkes bilinçsiz bir mutluluk içinde. Yapıntı bir mutluluk bu. Gülümseyişleri bile yüzlerine yapıştırılmış gibi. Hak edilmemiş bir neşeyi yaşıyor bu insanlar. Ya da neşeye benzeyen o şeyi. O arsızlığı, o umarsızlığı. Kim bilir belki bu da bir unutma biçimidir. Bir bezginlik biçimi.

Gerçekteyse mutlu, güleryüzlü bir insan görmekten alabildiğine ürküyorlar. Bir deniz kıyısında, bir tatilde, o ara zamanda bile..”

Murathan Mungan, Lal Masallar, Âzer ile Yadigâr

mijnbuurt

Son zamanlarda kendimi kitaplara, doğaya ve evgeny grinko ‘nun valse ‘ine verdiğimden bu postum böyle olsun.. 

En sevdiğim iki ay’dan birinde, serin mi serin bir Mayıs’ta ben böyleyim..

ya siz nasılsınız?

IMG_2870

IMG_2767

mijnbuurt2

Strawberries!

Şimdi de çileklere taktım! iyi mi!  (music)

Bence iyi :))

Tam da mevsiminde çilekli motifler çarptı gözüme çarpı işinde.. aradım taradım yine “işte bu!” dediğim motifi buldum! tabiki pinterest’ten!

I’m crazy about the strawberries these days!

and I found a lovely pattern on Pinterest in this lovely strawberry season :)) (you can find the pattern in my Pinterest account)

strawberry1

Tam motifime başladığımda havalar güzelleşti, heryeri papatyalar sardı, bende kendimi attım çimlere, çileklerimle papatyalarımla anın tadını çıkardım.. 

The weather was getting warmer and the daisies were blooming when I started working on the pattern..

Then I lied on the grass and enjoyed the sunshine with my strawberriesss :))

strawberry

..sonrasında zaman buldukça elime aldım ve nihayet bugün bitti.. 

Henüz ne şekilde değerlendireceğime karar veremesem de, gönülden işlemek isteyipte başarabildiklerim listesinde yerini aldı :))

After couple of days, I finished the pattern.. I have not decided yet what to do with this beautiful, just finished motif..  but I checked it off on my -must stitch- patterns list!

strawberry2

Çilekli motifler listem oldukça uzun.. Bu yaz sık sık çilek işleyeceğim gibi duruyor :)) seve seve! 

sözü bitirmeden merak edenler için iplerim her zaman ki gibi DMC ve kumaşım Zweigart 28ct Natural Light.. 

Umarım sizlerin de gözüne hitap edebilmişimdir… 

Sevgiler benden..

I also have many strawberry motifs in my list and I think I’ll stitch the berries during the upcoming summer :))

If you are curious about the details, here it comes.. I used DMC embroidery threads and Zweigart 28ct Natural Light fabric.. I didn’t give you the color numbers on purpose.. I am leaving it to your imagination.. :))

I hope you like it as well..

With love..

strawberry3

*Flower Fields*

Merhabalar, music

Zaman su gibi akıyorken,

Nisan bile gelmişken,

Hollanda, geldiğimizden beri en ılık Mart-Nisan aylarını bize yaşatmış-yaşatıyorken,

baharı tüm güzelliğiyle yaşıyoruz buralarda..

tulpenfeld4

“Geçen sene de böyle miydi? bu kadar çiçek var mıydı? sanki bu yıl erken açtı ağaçlar, papatyalar çabucak çıktı… ” diye diye geçiyor günlerim.. 

Gerçekten de öyle! bu sene yaklaşık bir ay/ 25 gün kadar önce değişti mevsim.. geçen sene Mayıs başında açan ağaçlar şimdilerde çiçeklenmeye başladılar bile.. 

Bu pazar ise 22 dereceye kadar çıktı sıcaklık :)) sadece bir günlük keyif olsa da, nasıl değerli bizler için bir bilseniz :)) burada anladım güneşli günlerin değerini :)) insanların ilk fırsatta güneşlenme çabalarını :))

Biz de hemen değerlendiriyoruz tabiii :)) Attık kendimizi yollara, bu kez lale tarlalarına doğru… 

tulpenfeld6

Tarlalar dolusu laleler, sümbüller, nergisler karşıladı bizi Noordwijk/Noordwijkerhout bölgesinde..

Bu bölge, daha önce bahsettiğim Hollanda’nın meşhur lale bahçeleri “Keukenhof” a çok yakın aslında..

tulpenfeld2

Keukenhof daha çok farklı peyzaj düzenlemeleri ile oluşturulmuş devasa bahçelerden oluşuyor, bu pazar gittiğimiz yerler ise çiçek üreticilerinin tarlaları :)) kanallarla, bisiklet yollarıyla ayrılmış bakmaya doyamadığımız evlerin aralarındaki çiçek tarlaları..

Yer yer mis kokusuyla ortalığı kaplamış beyaz, mor, pembe renkli sümbüller.. yer yer sapsarı nergisler.. ve renkleriyle böcekleri cezbeden laleler.. O kadar çoklardı ki.. öyle güzellerdi ki.. 

tulpenfeld3

Tarlalar dolusu çiçek Hollanda’nın sembollerindendir aslında, bu dönemde uçaktan bakıldığında renk renk tarlalar görünür :)) kırmızı, sarı, mor, pembe, beyaz… 

tulpenfeld7

Hem turistik amaçlı hem de organik boya üretiminde kullanmak için ekiliyor bunca çiçek.. bize de keyfini çıkarmak düşüyor :))) 

tulpenfeld9

tulpenfeld8

Bu pazarımızı bu güzellikler içinde geçirdik biz :)) havaların güzel gitmesini diliyor, baharın daha çok tadını çıkarabilmeyi umuyoruz.. şimdilik buralardan haberler böyle..

Sevgiler benden.. tulpenfeld5

 

The Little Things!.

Merhaba!       (music)

Geçtiğimiz aylarda yeni başladığım handlettering hobimden bahsetmiştim.. Daha başlangıç aşamasında elim o kadar da gelişmemiş, bu nedenle de çok fazla örnek sunamamıştım burada.. Şöyle bir ortaya çıkardıklarımı gözden geçirmek, ne yönde ilerlemeliyim sorusuna yanıt bulabilmek için biraz da, severek yaptığım handletter’larımdan söz etmek istiyorum:)) 

handletter1

Hobilerimle zaman geçirmeyi çok sevdiğimi herkes biliyor artık.. Çarpı işi ile uğraşırkenki gibi handlettering ile uğraşırken de kafamı boşaltıyorum, rahatlıyorum.. Ortaya çok da işe yarar şeyler çıkmış olmasa da ben seviyorum yazmayı, süslemeyi.. belki hediye bir bookmark, belki mottolu bir çerçeve.. hayal gücümüze kalmış..

handletter2.jpg

HandLettering’e normal siyah bir pilot kalem ile başladım ilk olarak.. sonrasında neler gerekli, hangi kalemlerle daha kolay olur diye araştırırken birçok bilgi edindim, sanırım en güzel tarafı da bu :))

Hollanda’da kırtasiye dünyası çok da beklentilerimi karşılamasa da, kağıtlar için Hollanda’da neredeyse adım başı bulanan HEMA, kalemler için Delft’teki A.J.Prins kırtasiye dükkanı ilk aşamada yetti bana.. Edding Calligraphy kalemlerimi ve Sakura Pigma Brush kalemimi oradan, A.J.Prins kırtasiyeden aldım.. Sonrasında penstore.nl ‘i keşfettim. Özellikle chalkboard tarzı, siyah kağıda beyaz kalemle yazabilmek için beyaz renk Uni kalemleri ve Sakura Pigma FB Brush kalemimi oradan satın aldım.. 

Almanya gezilerimizin birinde rastgele girdiğim bir kırtasiyede bulduklarım “ben artık Almanya’dan yaparım alışverişimi” dedirtti :)) Edding Calligraphy kalemlerinin birçok çeşidi, Staedler markasının bayılarak kullandığım metalik marker’ları, daha pek çok model brush kalemler.. Hepsi Almanya’dan :))

handletter6

Handletter ve chalkboard’a en çok yakışan kahve temalı yazılar bence.. Kışın burada hemen hemen her kafede chalkboard’lar handletter’lı temalarla doluydu, benim de en büyük ilham kaynağım oldu onlar :)) havalar ısındıkça yazlık temalar da başlar tabi, sabırsızlıkla bekliyorum :))

handletter5

Handlettering’i kullanarak, ortaya birşeyler çıkarmak adına kitap ayraçları/bookmark’lar da iyi fikir bence :)) en son üzerinde çalıştıklarım da bunlar oldu :)) Çarpı işi ile yaptığım bookmark’ların yanına handletter’lı olanları da ekledim böylece. Ben çok sevdim umarım siz de seversiniz.. 

IMG_1252

HandLettering hobim üzerinde çalışmaya devam edeceğim ben :))

Hobilerle hayata daha çok keyif katmak mümkün :)) 

Sevgilerimle…

handletter7

Japonik!

Merhabalar,

Canımı sıkan şeylerden uzaklaşmak adına yine hobilere bırakıyorum kendimi.. Uzuuun zamandır aklımda olan bir projeden ve nihayet bitmiş halinden bahsetmek istiyorum bu postumda..

Ben bir Japon kültürü ve Japonya meraklısıyım.. Gidip görmeyi en çok istediğim yerler listesinde üst sıralarda Japonya benim için.. yaklaşık 10 yıl önce Kanada’da tanıştığım ve çok sevdiğim tatlı Japonların ülkesini merak edip duruyorum.. Uzaklığı, yemekleri.. geleneksel motifleri, çayları, sakura çiçekleri.. çekiyor ilgimi işte :)) amaaan oraya gidip de napıcaksın ne yer ne içersinleri hiç düşünmeden, umursamadan gidesim var.. Belki bir gün oralara yolumuz düşer amin :))

Geçtiğimiz hobi fuarlarının birinden, üzerinde Japon tapınaklarının ve Sakura çiçeklerinin desenlerinin olduğu Tilda kumaş almıştım.. Kumaşı görür görmez bayılmış, aklımda fikirler dolanıp durmuştu :))

Sonrasında fikirler konusunda derya olan Pinterest’ten yardım aldım tabiki.. 

“japanese pattern cross stitch” şeklindeki birkaç aramadan sonra karşıma en bilinen japon figürlerinden kokeshi dolls çıktı :))  Bu tatlı mı tatlı japon bebeklerinden üçünü seçip işlemeye karar verdim :))

IMG_0788

Renkleri dilediğim gibi seçip DMC’nin iplikleriyle işledim kızlarımı :)) Minik gibi görünseler de bir hayli oyaladı şuncacık kızlar beni :)) Burada kasnak bulmakta zorlandığımdan dikilmek ve çerçevelenmek için benim Türkiye’den dönmemi beklediler..

IMG_1235

Veee sonuç.. 

Birkaç küçük detay ile ortaya sevimli bir hoopart projesi çıktı :)) Ben çok sevdim ve şimdi asacak yer arayışındayım bu güzel çerçeveyi :))

Minik işlerle mutlu olabilmek dileğiyle.. Sevgiler benden.. 

Havada bahar kokusu..

Merhabalar..

Mart ayı geldi.. Ortalık şenlendi.. Bahar geliyo mu ne? Hollanda’ya bile :)) (music)

cicekbocekbahar1

Türkiye’den döndükten sonra yeniden adapte olma, yeni uğraşlar bulma.. yarım kalanları tamamlama derken geçti yine günler..

Hollanda’da havalar ancak 9-10 derecelere çıkabiliyorken doğa canlanmaya başladı yine de.. Güneş arada bir de olsa yüzünü gösteriyor ve tadına doyum olmuyor.. Onun dışında bol bol yağışlı.. sabah, öğlen, akşam havası birbirini tutmuyor.. Kuşlar bahar geliyor diye coşuyor da coşuyor..  Güneşli günlerde bende dışarı atıyorum tabi kendimi.. henüz ağaçlar yapraklarına bürünmese de zamanı gelince açan, kupkuru topraktan yeşeren çiçeklerle, çimlerle huzur doluyorum :)) Daha önceleri resimlerde gördüklerime burada şahit oluyorum.. Mesela kardelenlere.. 

cicekbocekbahar2

Haftasonları ise Delft’teyiz.. bizim favori şehrimiz :)) cumartesi şöyle bir pazarı dolaşmak, ayakta balık yemek, sonrasında içimiz ısınsın diye bi kahve içmek en çok sevdiğimiz haftasonu aktivitelerinden :)) çok çılgınca değil mi :)) 

cicekbocekbahar3

Delft’te cumartesi pazarı da renklendi, çiçeklendi, etraf kalabalıklaştı.. Havalar ısındıkça sokak aktiviteleri de artar, kermisler (lunaparklar), antika pazarları kurulmaya başlar..

Hollanda’nın en güzel, bol çiçekli ama bol yağışlı dönemleri başlıyor..

Asıl meşhur olan Lale bahçeleri Keukenhof ise 23 Mart’ta açılıyor bu yıl.. Ta ki 21 Mayıs’a kadar sürecekmiş.. Hollanda’daki ilk yılımızda gitmiş ve bayılmıştık, bu yıl da gidebilmeyi umuyorum :)) 

img_1359

Bahar tüm güzelliğiyle gelirken, minik detayları, doğanın mucizelerini kaçırmamanız/kaçırmamamız dileğimle.. Sevgiler.. 

çiçekböcekbahar4

çiçekböcekbahar5

 

Hayat akıp giderken..

Herkese merhaba! 

Bir ay*cık aradan sonra yeniden buradayım! 

Şükür kavuşturana 🙂 

Biraz kafa dağıtmak, çok düşünmemek(!), bir nebze olsun ailelerimiz ile hasret gidermek için canımız ülkemize doğru yola çıktık.. gezdik, dolaştık, leziz yemeklerin dibine vurduk eh biraz da kilo aldık 🙂 saatlerce sohbet ettik, kalabalıklara doyduk

ve hatta

iki kişilik dünyamızı özledik de işte

düz memleketimiz Hollanda’ya döndük..

yine DOĞduğumuz yerde değil! DOYduğumuz yerdeyiz..

ve şimdi

yaklaşık bir yıl kadar önce başladığım blog macerama kaldığım yerden devam ediyorum :)) aklımın ucundan geçmeyen diyarlardan yazdığım yazıları yine bambaşka yerlerden okuyanlar, takip edenler var.. onlara çok çok teşekkürlerim var!.. ifade edemediğim..

İşte benden haberler! 

Bir müddet yazamayışımın dışında iyiyim ben! yanıbaşımda ülkemden getirdiğim misss gibi Türk kahvem, karşımda gıcır gıcır kitaplarım, yerleşmiş eşyalarım, buram buram kokan baharatlarım, kuru patlıcanlarım, biberlerim :))

hayat akıp gidiyor işte.. mutlulukla.. 

Hazır bu post eve dönüş yazısı olmuşken okumayı planladığım, gelirken valizimin büyük bir kısmını kaplayan, içimi ferahlatan kitaplarımdan bahsetmek isterim 🙂

books1

Her gidiş gelişte sanırım en çok bütçeyi kitaplara ayırıyorum.. Ne mutlu ki öyle.. ama iyi bir reklamcı değilim bu konuda! okuduğum kendime 🙂

bir de en son çıkanları takip etmem 6 ay-1 yıl sonradan oluyor, geç oluyor ama güzel de oluyor bence 🙂 zira kitapların beni beklediğine inananlardanım, O an O ruh halimin O kitaba ihtiyacı varmış derim mesela.. belki saçma.. 

books3

Kitaplarımı Türkiye’ye gitmeden veya uzun kalacaksam gidince, idefix’den alıyorum ben. Sipariş verip dönüşümüz nerden olacaksa oraya en yakın ailemize geliyor kitaplar.. bana da valize yerleştirmek kalıyor 🙂 aklımda kalan birkaç kitabı da D&R’dan bakıp koklayıp seçiyorum 🙂 

books9

Gül Sunal’ın “Kemal”ini aldım..

Jose Saramago’dan merak ettiklerimi seçtim..

Murathan Mungan için geç bile kalmıştım, “Lal Masallar”dan başladım..

Pedagoji eğitimi ilerletilmeli diyip “Beni Ödülle Cezalandırma”yı okumalıydım.. 

Stefan Zweig kitaplarından seçmeler yaptım..  ince, hemen okunabilir kitaplara da ihtiyaç var değil mi 🙂 

books6

Bilge Karasu kitaplarından da bu kez payıma “Ne Kitapsız Ne Kedisiz” düştü.. bir de kapağından etkilendiğim “Seyrek Yağmur” Barış Bıçakçı’nın..

En çok merak ettiklerimden “Kuşlar Yasına Gider” ve her daim okuyabildiğim Ayşe Kulin’in “Kanadı Kırık Kuşları”nı aldım.. 

books8

Olmazsa olmazlar.. Elif Şafak (Havva’nın üç kızı), yanıbaşımda olsun diye yeniden Orhan Pamuk (Benim Adım Kırmızı), Nazan Bekiroğlu (Lâ sonsuzluk hecesi), Oğuz Atay..

ve daha nicesi.. 

Mutlulukla, huzurla okuyabilmeyi ümit ediyorum.. 

Artık burada olduğuma göre de daha sık yazabilmeyi 🙂 Sevgiler benden.. 

Kasteel De Haar

“Dünya’nın diğer ucuna dair hayaller kurarsın da burnunun ucundakileri görmezsin..”

kasteeldehaar5

Hollanda’nın en büyük kalesi Kasteel De Haar‘ı görünce düşündüklerim tam olarak buydu.. Hollanda’ya gelişimizin üzerinden 3,5 yıl geçti ve biz bu güzel yeri, oldukça ihtişamlı bu kaleyi yeni keşfettik.. 

Şu dünyada bize gösterildiği kadar varız işte..

Bize ne nasip oluyorsa O’yuz aslında..

Bakmak, görmek, farkına varabilmek vs.. vs.. her ne derseniz..

kasteeldehaar

Kasteel De Haar,  instagramda Avrupa’daki şehirlerden veya kıyıda köşede kalmış yerlerden büyüleyici fotoğraflar yayınlayan living_europe diye bir hesabı takip ederken çıktı karşıma.. Hemde Utrecht’te çok yakınımızdaymış meğer.. Gördüğümden beri aklımdan çıkmadı ve bu pazar kalktık gittik 🙂 

Kalenin aslı 13.yüzyıllara dayanıyor ancak 1800’lü yıllarda yeniden inşaa ile bugünlere geliyor.. İlk olarak De Haar family sahipliğinde, sonrasında el değiştirmiş ve yenilenmiş.. Haftanın her günü açık olan kale, park ve müze kısmından oluşuyor.. Sadece park kısmını gezmek isterseniz kişi başı 5 euro, müze ile birlikte 16 euro.

Park kısmı öyle büyük ki, bahar aylarında pek şenlikli olsa gerek.. bizde şimdiden baharda tekrar gelelim diye anlaştık 🙂

Birçok aktiviteye de ev sahipliği yapıyor kale, kilisesi, kafesi, hediyelik eşya bölümleri de var.. 

kasteeldehaar4

Geçtiğimiz haftasonu Hollanda oldukça soğuk ve zaman zaman kar yağışlıydı, Utrecht bölgesi ise biraz daha yüksek olduğundan Kasteel de Haar’ı az da olsa kar görüntüsüyle gördük biz.. üşüye üşüye gezdik ama ara sıra kendini gösteren güneş ile sevindik :))

kasteeldehaar3

Çevresi kanal ile çevrili, ayrı ayrı birkaç bölümden oluşan devasa bir kale Kasteel De Haar.. 200 oda, 30 banyodan oluşuyormuş, içerisini gezmeyi bir dahaki gelişimize sakladık biz :)) baharda burasının çiçeklendirilmiş halini çok merak ediyoruz çünkü 🙂 belki kalenin parkında piknik bile yaparız 🙂 

Benden yine yolu bu taraflara düşeceklere ve bizim gibi Hollanda’da yaşayıp da şimdiye kadar burayı bilmeyenlere tavsiyem olsun  🙂 Bir de farkındalıklarımız çok olsun..

Sevgiler..

Key to Happiness :)

Herkese merhaba, 

Dün birden çarpı işlerime ara verdiğimi ve çok özlediğimi fark edince ilham geldi :))

Daha önce işlediğim anahtar modeli gibi ama biraz daha eski tarz, daha sade, tek renk, fiyonksuz çiçeksiz bir anahtar modeli işlemek istiyordum.. Bir de elimdeki tilda kumaşlarımı uzuun zamandır değerlendirmek istiyordum kiiii birden yandı ampüller :))

Elimde kasnak vardı, pinterestten modeli de buldum mu, bir de anahtar rengine karar verdim mi tamamdır! 

key1

Evet modeli pinterestten buldum (merak edenler için pinterest hesabımda cross stitch dosyasında) ama model yan duruyordu 🙂 bende resmi kaydedip 90 derece döndürdüm, bu kez de kilit kısmı sola bakıyordu ve gözüme hoş gelmiyordu, resmin bir de simetriğini aldım powerpoint’de 🙂 anahtarın kilit kısmında bir de hoş görünmeyen bir sembol vardı biraz da ona el attım, işte şimdi oldu! ve başladım işlemeye! kumaşıma en uygun ve gözüme en hoş gelen renk-DMC 326-ile.. 

Anahtar işlemem bitince tilda kumaşı bir de çok sevdiğim fistomu elimde diktim, ütüyle düzgünleştirdim, işte bu kadar! kasnak panom hazır ve nazır… 

HandLetter hobim ile çarpı işi hobimi birleştirince de güzel görüntüler çıktı sanki 🙂 Ben çok sevdim umarım siz de seversiniz.. 

key2

İnsanın kendini iyi hissedeceği işlerle meşgul olması ne de güzel.. çoğu insan bunları boş-iş olarak görse de..

ben, bana iyi geleni bulduğum için şanslıyım.. Hobilerimden aldığım huzuru da anlatmam mümkün değil.. Bırakalım fotoğraflar anlatsın 🙂

Sevgiler..