Lovely Autumn..

Herkese merhaba..  Bir aylık aradan sonra yeniden buralardayım.. 

Yapraklar sararmadan, henüz tam sonbahar gelmeden Türkiye’ye gidiiim de döndüğümde sonbaharın en güzel günlerine yetişeyim dedim ve öyle de oldu :)) Bir kaç haftalığına hasret giderip, sıcaklarda yanıp kavrulup yeniden döndüm soğuk ikametime :))

Gelir gelmez hava değişimi ve hunharca yaptığım sonbahar temizliği beni yataklara düşürse de buralar sonbaharda ennnnnn güzel ve ben tadını çıkarmaya başladım bile :)) 


Ülkeme gidiş gelişlerin en güzel yanı bolca kitap koklamak, saatlerce kitapçılarda gezmek.. 

elimin uzandıklarını aldım bu kez, önceden siparişle değilde içime güzel geleni attım sepete.. 
Hasan Ali Toptaş‘tan birkaç kitap aldım.. kayıp hayaller kitabı, ölü zaman gezginleri.. 

Sabahattin Ali‘nin Canım Aliye Ruhum Filiz‘ini aldım bu kez.. 

Livaneli‘den Huzursuzluk

Elia ile yolculuk,

Murathan Mungan‘dan kadından kentler.

yine yeniden Sevdalinka Ayşe Kulin’den.. yanıbaşımda olsun diye..

Nazan Bekiroğlu‘ndan Mücellâ‘yı aldım canım arkadaşımın tavsiyesiyle.. 

bir de ruha iyi gelen arkadaşlarla uzuuuun sohbetler ettim.. ağladım.. güldüm bolca.. nefes aldım, yerel pastanelerdeki keklerle, çörekçiklerle kendimi şımarttım.. taze kahve çektirdim bol bol.. 
Evime yuvama dönünce de yavaş yavaş yerleştim, derledim, toparladım.. fazlalıkları eledim, daha sade bir hayatın içinde yaşıyor olduğuma ise şükrettim.. 

evet burada sade bir hayatımız var daha az eşyalı.. daha boş duvarlı, daha az renkli ama bu başlı başına mutluluk benim için.. yorucu herşeyden herkesten uzak.. en sevdiğim :)) 

Bir de bugün aşuremi yaptım.. tarçın kokusuyla, nar tadıyla doyurdum midemi de gönlümü de..

Benden kısa da olsa haberler böyle.. yeniden yazmak çok güzel, sevgiler..