Kasteel De Haar

“Dünya’nın diğer ucuna dair hayaller kurarsın da burnunun ucundakileri görmezsin..”

kasteeldehaar5

Hollanda’nın en büyük kalesi Kasteel De Haar‘ı görünce düşündüklerim tam olarak buydu.. Hollanda’ya gelişimizin üzerinden 3,5 yıl geçti ve biz bu güzel yeri, oldukça ihtişamlı bu kaleyi yeni keşfettik.. 

Şu dünyada bize gösterildiği kadar varız işte..

Bize ne nasip oluyorsa O’yuz aslında..

Bakmak, görmek, farkına varabilmek vs.. vs.. her ne derseniz..

kasteeldehaar

Kasteel De Haar,  instagramda Avrupa’daki şehirlerden veya kıyıda köşede kalmış yerlerden büyüleyici fotoğraflar yayınlayan living_europe diye bir hesabı takip ederken çıktı karşıma.. Hemde Utrecht’te çok yakınımızdaymış meğer.. Gördüğümden beri aklımdan çıkmadı ve bu pazar kalktık gittik 🙂 

Kalenin aslı 13.yüzyıllara dayanıyor ancak 1800’lü yıllarda yeniden inşaa ile bugünlere geliyor.. İlk olarak De Haar family sahipliğinde, sonrasında el değiştirmiş ve yenilenmiş.. Haftanın her günü açık olan kale, park ve müze kısmından oluşuyor.. Sadece park kısmını gezmek isterseniz kişi başı 5 euro, müze ile birlikte 16 euro.

Park kısmı öyle büyük ki, bahar aylarında pek şenlikli olsa gerek.. bizde şimdiden baharda tekrar gelelim diye anlaştık 🙂

Birçok aktiviteye de ev sahipliği yapıyor kale, kilisesi, kafesi, hediyelik eşya bölümleri de var.. 

kasteeldehaar4

Geçtiğimiz haftasonu Hollanda oldukça soğuk ve zaman zaman kar yağışlıydı, Utrecht bölgesi ise biraz daha yüksek olduğundan Kasteel de Haar’ı az da olsa kar görüntüsüyle gördük biz.. üşüye üşüye gezdik ama ara sıra kendini gösteren güneş ile sevindik :))

kasteeldehaar3

Çevresi kanal ile çevrili, ayrı ayrı birkaç bölümden oluşan devasa bir kale Kasteel De Haar.. 200 oda, 30 banyodan oluşuyormuş, içerisini gezmeyi bir dahaki gelişimize sakladık biz :)) baharda burasının çiçeklendirilmiş halini çok merak ediyoruz çünkü 🙂 belki kalenin parkında piknik bile yaparız 🙂 

Benden yine yolu bu taraflara düşeceklere ve bizim gibi Hollanda’da yaşayıp da şimdiye kadar burayı bilmeyenlere tavsiyem olsun  🙂 Bir de farkındalıklarımız çok olsun..

Sevgiler..

Key to Happiness :)

Herkese merhaba, 

Dün birden çarpı işlerime ara verdiğimi ve çok özlediğimi fark edince ilham geldi :))

Daha önce işlediğim anahtar modeli gibi ama biraz daha eski tarz, daha sade, tek renk, fiyonksuz çiçeksiz bir anahtar modeli işlemek istiyordum.. Bir de elimdeki tilda kumaşlarımı uzuun zamandır değerlendirmek istiyordum kiiii birden yandı ampüller :))

Elimde kasnak vardı, pinterestten modeli de buldum mu, bir de anahtar rengine karar verdim mi tamamdır! 

key1

Evet modeli pinterestten buldum (merak edenler için pinterest hesabımda cross stitch dosyasında) ama model yan duruyordu 🙂 bende resmi kaydedip 90 derece döndürdüm, bu kez de kilit kısmı sola bakıyordu ve gözüme hoş gelmiyordu, resmin bir de simetriğini aldım powerpoint’de 🙂 anahtarın kilit kısmında bir de hoş görünmeyen bir sembol vardı biraz da ona el attım, işte şimdi oldu! ve başladım işlemeye! kumaşıma en uygun ve gözüme en hoş gelen renk-DMC 326-ile.. 

Anahtar işlemem bitince tilda kumaşı bir de çok sevdiğim fistomu elimde diktim, ütüyle düzgünleştirdim, işte bu kadar! kasnak panom hazır ve nazır… 

HandLetter hobim ile çarpı işi hobimi birleştirince de güzel görüntüler çıktı sanki 🙂 Ben çok sevdim umarım siz de seversiniz.. 

key2

İnsanın kendini iyi hissedeceği işlerle meşgul olması ne de güzel.. çoğu insan bunları boş-iş olarak görse de..

ben, bana iyi geleni bulduğum için şanslıyım.. Hobilerimden aldığım huzuru da anlatmam mümkün değil.. Bırakalım fotoğraflar anlatsın 🙂

Sevgiler..

Arabic Calligraphy-Hat Sanatı

Merhabalar,

Gün geçmiyor ki canımızı yakan bir haber gelmesin..

söyleyecek hiçbirşey bulamıyorum.. Kalbim yanıyor.. Dertlerimden utanıyorum.. 

Şu ezgileri dinlerken atıyorum kendimi yine buraya.. bir yanımda parça parça çalıştığım calligraphy’ler.. gözyaşıyla dağılmış mürekkebim.. yarım yamalak yapabildiğim harfler arasında kayboluyorum.. 

Hat.. Bana iyi gelebileceğinden haberim bile olmazken karşıma çıkmıştı.. Bir sehpanın üstüne serilivermişti de huzur dolmuştu içim.. canım arkadaşımla sohbet ederken.. 

hat2

Daha önceden Hat sanatı ile alakam sadece kanaviçe boyutundaydı.. Kanaviçe Hat Sanatı kitabını bulunca ne çok sevinmiştim.. birkaç güzel iş yapmıştım da nasıl üstesinden gelmişim diye şaşırıyorum hâlâ.. işte o kadardı.. Hiç gerçek Hat sanatı yapmadım yapılan ortamda da bulunmadım.. 

Sonra birden çıkınca karşıma hem de Hollanda’da!.. ilk ücretsiz derse katılırken biliyordum devam edeceğimi.. seveceğimi.. boşuna dolmamıştı içim huzurla..

Roumi Kunst Instituut ‘te perşembe akşamları Hat derslerine katılmaya başladım işte böylece.. yapabilecek miyim, zaman ayırabilecek miyim derken.. her dersi iple çeker oldum, işte böyle sıkıntılı zamanlarda da hemen masamın başında mürekkeple oynarken buluyorum kendimi.. Henüz öyle başındayım ki.. O bambu/kamış kalemle birbirimize alışmak öyle zor oldu ki.. geçmişten tanışıklığımız olsa da..

hat3

Roumi Kunst Instituut’de ebru, hat, tezhip dersleri var.. meraklılarına.. belki ilerleyen zamanlarda tezhip için cesaret bulabilirim.. onun da bir zamanı vardır belki.. kimbilir.. 

Hat kalemleri, bambular, kamışlar, mürekkepler, kağıtlar.. hepsi enstitüde mevcut.. Bambu/kamış kalemler verev kesilmiş şekilde oluyor, mürekkepde ise saf ipek kullanılıyor yeterli mürekkep gelsin, mürekkebi kaleme almak zor olmasın diye.. her işte olduğu gibi bu sanatın da birkaç püf noktaları bunlarda..

çok pratik yapmak, sabırla yol almak bir de iyi niyet önemli bence.. 

bir de tatlı ev sahibesi var ki sanat enstitüsünün.. Kaymak Hanım.. uzaktan sevsek de birbirimizi, onu görmek yetiyor bana.. O huzurlu ortama öyle yakışıyor ki kendisi.. 

hat6

İşte böyle başladı benim Arabic Calligraphy-Hat Sanatı yolculuğum.. ne kadar devam ederim bilinmez, gönülden isterim tabi..

Bu hayatta herşeyin bir sebebi var, bu da benim için sebepsiz olamaz.. Belki bu yazıyı okuyan birilerinin de içine huzur dolar ne bileyim işte.. 

Ferah günlere erebilmek umuduyla.. 

Sevgiler..