Zaman o kadar hızlı geçiyor ki.. tekrar hatırlayabilmek için resimlere daldım yine.. üzerinden çok da zaman geçmeden yazmalıydım.. (music)
San Diego..
Meksika’ya gidilmese de oranın rengarenk kültürünü hissetmek için görülmeye değer..

Gezi başlamadan önce hiç de niyetimiz yoktu oralara kadar gitmek.. ama Los Angeles’ta yapılacak çok fazla birşey olmayınca, hemde 2 saat mesafelik bir yol olunca gidelim görelim dedik..
San Diego‘ya bakmanın en keyifli yolu yine bir “Bay Bridge” ile Coronado Island‘a geçip oradan bakmak aslında.. Bizde ilk olarak bunu yaptık.. Coronado adası fazlasıyla lüks bir yer.. Evler, sokaklar, restaurant’lar inanılmaz elit.. Şöyle bir sokaklarda yürüyüş turu yapılabilir.. genelde bisikletle gezen turistler veya yerliler var çevrede.. çok sakin, bol çiçekli bir ada.. Sahil kenarındaki bölgelerden San Diego’yu izlemek, okyanus esintisinde vakit geçirmek çok keyifli.. Ve tabiki bol bol fotoğraf çekmek, çekinmek..



San Diego’da asıl görülmesi gereken yer Old Town..
California eyaletinin doğduğu yer..
Kovboy filmlerdeki gibi minik bir kasaba.. şimdilerde oldukça turistik.. rüya gibi.. sanki o filmlerin içindeymişsin gibi.. bol kaktüslü..
çok turist çeken bir yer olduğundan da bol eğlenceli, müzikli bir yer..



Kasabanın belediye binası, güvenlik bölgesi, hapishanesi, barı, bankası, postanesi vs.. Hepsini gezmek inanılmaz eğlenceliydi..
Bir de ünlü puro’ların satıldığı çok ilginç bir bölüm vardı.. ilgililerine..





Meksika kültürünün en ünlü figürlerinden rengarek kuru kafa’lar..
Sugar Skull Mexican Art.. Hepsi ultra color, çok renkli.. çok eğlenceli..
bunları görünce “the book of life” animasyon filmi geldi aklıma.. bu tarz figürlerden hoşlananlar için çok tatlı bir film önerisi de yapmış olayım böylece..

Tabi ki Meksikalı ünlü Ressam Frida Kahlo da hatırlanmadan olmazdı..


Kırmızının, sarının, morun, yeşilin.. tüm renklerin böyle canlı canlı kullanılması herşeyi o kadar enerjik yapmışki..
yaşanılıyor hissini alıyorsunuz..
Renkler ne kadar da kültürle bağlantılı diye düşünüyorsunuz..
ve tabi bir de yemekler.. en acılısından.. Zaten Los Angeles tarafında indiğimizden itibaren yemeklerdeki acılarda ciddi artış vardı.. Normal acılı isteseniz bile sağlam bir acıyla karşılaşıyorsunuz..
Old Town’da oldukça fazla restaurant/cafe var..
Müzik eşliğinde bol acılı yemeklerle keyifli zaman geçirilebilir..



San Diego.. bize iyiki! dedirten bir şehir..
İyiki gittik.. İyiki o renkli kültürü biraz da olsa hissettik..
Oralara kadar gitmişken kesinlikle görülmeli..
Hollanda’da havalar henüz o kadar da ısınmamışken, resimlerle de olsa ben yine oralara gidip geldim.. Yazarken keyiflendim, umarım sizde okurken keyif alırsınız..
Herkesin gönlünce geçirdiği, bol hayal kurmalı bir haftasonu olsun dilerim..
