çiçeklenmek demek bloom.. çiçek açmak, tazelenmek..
hani öyle bi an gelirde.. trink trink trink.. yanar tek tek kafandaki ışıklar.. sis bulutu kalkar birden bire.. günlerdir sis bulutunun arkasındaydın ya hani.. uyku hali.. hiç sevmediğim..
işte gitti o bulutlar..
umutlar yeniden canlandı.. bahar gibi aynı.. aslında ben kışı severim hani öyle çok da baharcı, yazcı değilim.. ama gönlüme gelmesine sevindim.. toz bulutunun gitmesine..
nerden geldim ben buraya?.. aslında bir café’den bahsedecektim.. (click)
ismi “bloem” yani çiçek olan..
saatlerce oturduğum yerden..
hayallerde olandan..
minicik bir yer “bloem“.. ama öyle benlik ki.. ismi gibi, çiçek gibi bir yer..

ama öyle şıkır şıkır yepyeni bir yer değil! yeni olan kısmı mutfağı.. tezgahı.. tertemiz..
tabakları fincanları eski.. hani o tek tek kalan fincanlardan, teki kalmış pasta tabaklarından.. minik boy pasta çatallarından..
Aile yeri, bazen bayan bazen beyler oluyor ikram edenler.. kekleri, pastaları enfes.. hem büyük dilim hemde gereksiz süslü değil.. kat kat renk renk şeyler yok üstlerinde.. havuçlu kek mesela.. ahh yanına da bi fincan cappucino.. sohbet koyulaştıkça da gelsin gitsin kahveler..

Veee en önemliler.. duvarlarında.. bakmaya doyamadığım kanaviçeler..
tabaklar.. çerçeveler.. abajurlar.. fincandan lambalar..



Hollanda’da en sevdiğim yerlerden biri.. Den Haag’ı pek sevmem.. biraz soğuk gelir bana.. ama eğer bu kafeye gittiysem o gün benden keyiflisi yok..
bir de yanımda en sevdiklerim varsa.. sohbet etmekten cafeye kim girdi kim çıktı takip etmediysek..
çıkınca hangi ara akşam oldu diye şaşıp kalıyorsak..
belki birilerinin buralara yolu düşer.. belki de tanışmak isteyip de henüz tanışamadıklarımızla buluşuruz orada.. kimbilir..
yolunuzun bir gün bu cafe’ye (bloem) düşmesi dileğiyle..
farkındalık dolu, mutlu haftasonları..
It means to be in blossom.. to be in flower, to be refresh..
When a moment comes, trink trink.. all the lights turn on in your mind.. suddenly, all clouds are gone.. You were just behind the clouds for days.. state of sleep.. stationary state.. never liked..
Now.. all the clouds are gone..
Like spring.. hope is everywhere..
Actually I am not a spring/summer person, I am a winter baby.. but I like it when the spring comes to my thoughts..
I was going to talk about a café.. why did I start like this? (click)
The name of café is “bloem” as “bloom”..
I can sit there for hours.. Like a dream..
A little place “bloem”.. just my cup of tea.. like its name, like a flower…
It is not luxurious.. It is not newly decorated except the kitchen, the kitchen is new and clean.. Plates, cups, forks.. they are all unpaired..
You feel like a guest to a family.. sometimes ladies, sometimes gentlemen are serving.. Cakes and tarts are definitely delicious, without unnecessary cake decorations.. as carrot cake.. with a cup of cappuccino.. with more talks, with more coffee..
the most beautiful things are on the wall.. frames with cross stitch.. plates.. on the wall.. lovely lampshades.. pendant lamps made of cups..
It is one of my favorite place in The Hague.. I am not a The Hague fan.. But this café makes your day joyful.. with friends, besties.. during the chats, we cannot follow who is in the café who is not..
Maybe one of you can find this café (bloem) sometimes.. who knows..
Lovely Weekend and Happy Easter..